<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Emsalsiz.biz - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.emsalsiz.biz/</link>
		<description><![CDATA[Emsalsiz.biz - http://www.emsalsiz.biz]]></description>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 06:35:23 +0200</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Kişilik Nedir?]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4803.html</link>
			<pubDate>Mon, 08 Dec 2008 19:24:08 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EmSaLSiZKIZ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4803.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">KİŞİLİK NEDİR? <br />
Insanlari birbirlerinden farkli kilan , kendisi ve cevresindekilere bakis acilari ,onlarla kurabildigi iliski duzeyleri ve tepkilerini kapsayan cesitli ortamlarda kendini gosteren bedensel, dusunsel ve ruhsal ozelliklerdir. Bu ozelliklerin kisinin cevreye uyumunu bozup, gunluk islevselligini bozmasi, kendinde gerilim-kaygi hali olusturup, icinde yasanilan kulturun beklentilerinden sapma gosteren ,sureklilik tasiyan bir hal almasi durumunda kisilik bozuklugundan bahsedilir. <br />
<br />
<br />
Bu bozukluk kendisi, baskalari ve olaylari algilama ; verdigi duygusal tepkilerin uygunluk, degiskenlik ve yogunlugu ;kisilerarasi islevsellik ; ofke, heyecan, asiri isteklerin,durtulerin kontrolu olarak siniflayabilecegimiz dort alanin en az ikisinde kendini gosterir. Baslangici ergenlik ya da genc eriskinlik hatta bazen daha kucuk yas gruplarina dek uzanir. Bu durum baska bir ruhsal,fiziksel hastaligin ya da bir maddenin etkilerine bagli olarak gelisen bir durum degildir.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">KİŞİLİK NEDİR? <br />
Insanlari birbirlerinden farkli kilan , kendisi ve cevresindekilere bakis acilari ,onlarla kurabildigi iliski duzeyleri ve tepkilerini kapsayan cesitli ortamlarda kendini gosteren bedensel, dusunsel ve ruhsal ozelliklerdir. Bu ozelliklerin kisinin cevreye uyumunu bozup, gunluk islevselligini bozmasi, kendinde gerilim-kaygi hali olusturup, icinde yasanilan kulturun beklentilerinden sapma gosteren ,sureklilik tasiyan bir hal almasi durumunda kisilik bozuklugundan bahsedilir. <br />
<br />
<br />
Bu bozukluk kendisi, baskalari ve olaylari algilama ; verdigi duygusal tepkilerin uygunluk, degiskenlik ve yogunlugu ;kisilerarasi islevsellik ; ofke, heyecan, asiri isteklerin,durtulerin kontrolu olarak siniflayabilecegimiz dort alanin en az ikisinde kendini gosterir. Baslangici ergenlik ya da genc eriskinlik hatta bazen daha kucuk yas gruplarina dek uzanir. Bu durum baska bir ruhsal,fiziksel hastaligin ya da bir maddenin etkilerine bagli olarak gelisen bir durum degildir.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yaşam İçin Kesinlikle Gerekli Olan Elementler]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4802.html</link>
			<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 23:21:50 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EmSaLSiZKIZ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4802.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">YAŞAM İÇİN KESİNLİKLE GEREKLİ OLAN ELEMENTLER <br />
Yaşayan hücreler içinde hemen tüm elementler bulunabilirse de, aslında, doğadaki 92 elementten yalnızca birkaçı organizmanın değişmeyen yapı öğeleridir (ya da metabolizmasında temel rol oynarlar).Biyolojik önem taşıyan elmentlerin çoğunun atom ağırlıkları ve atom sayıları küçüktür.Bunlardan karbon, karbon atomlarının oluşturduğu uzun zincirler ya da halkalar biçiminde, kendi başına görev yapar.Bu zincir ve halkalar bazen, büyük ve karmaşık organik moleküllerin temel yapısıdır ve yalnızca yaşama özelliklerinden biri değil, aynı zamanda bir parçasıdır; öteki temel elementlerin çoğu, karbonla tepkimeye girerek, organik bileşiklerin bir bölümünü oluştururlar. <br />
Yaşayan varlıkların hemen tüm organik bileşikleri, hücre içinde çok bol miktarlarda bulunan üç elementi (karbon, hidrojen ve oksijen) kapsar.Bu üç element, insanın beden ağırlığının ortalama yüzde 93&#8217;ünü oluşturur.Karbonhidrat ve yağlar, yalnızca bu üç elementten oluşur: Bunlardan türeyen bazı maddelerse, bazı başka elementleri de kapsayabilirler.Yaşam için vazgeçilmez olan su, yalnızca hidrojen ve oksijenden oluşur. <br />
Azot da, yaşayan varlıklar için aynı önemi taşır.Proteinleri oluşturan aminoasitlerin, genetik madde dezoksiribonükleik asitin (DNA) ve birer protein olan enzimlerin bireşimlerinde görevli ribonükleik asitin (RNA) yapısına girer.Karbon, hidrojen, oksijen ve azot, insanın beden ağırlığının yaklaşık yüzde 97&#8217;sini oluştururlar.Geriye kalan yüzde 3&#8217;ü, öteki çeşitli elementler oluşturur.Bunlardan bazıları, yüzlerce yıllık kaba kimyasal analiz yöntemiyle ortaya konabilecek kadar çok miktarlardadır.Bu elementlere, &#8220; birincil besleyiciler &#8221; denir.&#8221; ikincil besleyiciler&#8221; ise, varlıkları ancak modern kimyanın çok hassas yöntemleriyle belirlenebilecek kadar küçük miktarlarda bulunurlar.Bazen iz miktarlarda bulunduklarından, bunlara &#8220; iz elementler &#8221; de denir. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
BİRİNCİL BESLEYİCİLER . <br />
Kalsiyum, fosfor, potasyum, kükürt, klor, magnezyum, sodyum ve demir birincil besleyicilerdir.Hayvanların sodyuma ihtiyaçları vardır ama, bitkilerin sodyuma ihtiyaç duyup duymadıkları bilinmemektedir.Demir ihtiyacı, birincil besleyicilerin çoğu ile ikincil besleyicilere duyulan ihtiyaçlar arasındaki bir miktardadır; bu yüzden de demir bazen, ikincil besleyiciler grubuna sokulmuştur. <br />
Kalsiyum, hayvanların kemik ve dişlerini, bitkilerin de hücrelerini birarada tutan yapıştırıcı ara maddesinin en büyük bölümünü oluşturur.Kalsiyumun ayrıca, kanın pıhtılaşmasında da önemli bir görevi vardır.Batıda süt ve sütten yapılmış besinler başlıca kalsiyum kaynağıdır.Tropikal bölgelerde ve Doğu&#8217;da küçük balıkların kemikleri, belirli bazı tahıllar, sebzeler ve deniz tuzları, iyi birer kalsiyum kaynağıdırlar. <br />
Fosfor, tüm canlı hücrelerde bulunan birçok bileşimin yapısına girer: Nükleik asitler (hem DNA, hem de RNA); enerji taşıyan bir bileşim olan adenozin trifosfat (ATP); birçok koenzim ve hücre zarının yapısına giren fosfolipitler.Fosfor aynı zamanda , kemiğin önemli bir yapı öğesidir. <br />
Bir birincil besleyici olan potasyum organik bileşimlerin yapısına girmez.Enzimleri harekete geçirici bir rolü olduğu sanılmaktadır. <br />
Kükürt, üç aminoasitin (sistein, sistin ve metionin) bir bölümünü oluşturduğu gibi, birçok proteinin de yapısına girer.Aynı zamanda koenzim A&#8217;nın da temel yapı öğesidir. <br />
Sodyum ve klor, hayvansal hücrelerde uygun bir geçişme dengesinin sürmesini sağlar ve sinir akımlarının iletilmesinde rol alırlar. <br />
Magnezyum, bitkilerin klorofil molekülünün bir parçasıdır: Bu yüzden, fotosentez olayında temel bir rol oynar.Hayvan ve bitki hücrelerinde, enzimleri harekete geçirici bir element görevi yapar; kemiğin yapısına giren öğelerden biridir.Ayrıca, ribozomların önemli bir yapı öğesidir. <br />
Demir, solunumda rol oynayan birçok enzimin, özellikle hemoglobin ve sitokromların bir bölümünü oluşturan hem molekülünün merkezinde yer alır.Demirin son zamanlarda, hem kapsamayan bir protein olan ve fotosentez olayını bir basamak ileriye götüren ferrodoksinin bir parçası olduğu bulunmuştur. <br />
<br />
İKİNCİL BESLEYİCİLER <br />
İkincil besleyiciler, yaşayan organizmaların yalnızca yüzde 1&#8217;lik bölümünü oluştururlar.Enzimlerin bir parçası olarak ya da enzimleri harekete geçirici görev yaptıkları sanılır.Bunlar arasında manganez, bakır, krom, çinko, kobalt, molibden, boron, vanadyum, selenyum, iyot ve flor sayılabilir.Ama tüm organizmaların, bunların tümüne ihtiyacı yoktur.Şimdiki bilgilerimize göre molibden ve borona, hayvanlar değil bitkiler ihtiyaç duyarlar; vanadyuma da, yalnızca birkaç bitki ile omurgasızların ihtiyacı olabilir. <br />
<br />
Birçok iz element, hücre içinde iz miktarlardan daha yüksek düzeylere ulaşırlarsa, zehirli etki gösterirler.Bunların zehirli özelliklerinden bazen yararlanılır.Sözgelimi, bakır bileşimleri havuzlarda üreyen yosunları öldürmede, çinko kapsayan bazı merhemler de yara-berelerde mantarların gelişmesini önlemede kullanılmaktadır </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">YAŞAM İÇİN KESİNLİKLE GEREKLİ OLAN ELEMENTLER <br />
Yaşayan hücreler içinde hemen tüm elementler bulunabilirse de, aslında, doğadaki 92 elementten yalnızca birkaçı organizmanın değişmeyen yapı öğeleridir (ya da metabolizmasında temel rol oynarlar).Biyolojik önem taşıyan elmentlerin çoğunun atom ağırlıkları ve atom sayıları küçüktür.Bunlardan karbon, karbon atomlarının oluşturduğu uzun zincirler ya da halkalar biçiminde, kendi başına görev yapar.Bu zincir ve halkalar bazen, büyük ve karmaşık organik moleküllerin temel yapısıdır ve yalnızca yaşama özelliklerinden biri değil, aynı zamanda bir parçasıdır; öteki temel elementlerin çoğu, karbonla tepkimeye girerek, organik bileşiklerin bir bölümünü oluştururlar. <br />
Yaşayan varlıkların hemen tüm organik bileşikleri, hücre içinde çok bol miktarlarda bulunan üç elementi (karbon, hidrojen ve oksijen) kapsar.Bu üç element, insanın beden ağırlığının ortalama yüzde 93&#8217;ünü oluşturur.Karbonhidrat ve yağlar, yalnızca bu üç elementten oluşur: Bunlardan türeyen bazı maddelerse, bazı başka elementleri de kapsayabilirler.Yaşam için vazgeçilmez olan su, yalnızca hidrojen ve oksijenden oluşur. <br />
Azot da, yaşayan varlıklar için aynı önemi taşır.Proteinleri oluşturan aminoasitlerin, genetik madde dezoksiribonükleik asitin (DNA) ve birer protein olan enzimlerin bireşimlerinde görevli ribonükleik asitin (RNA) yapısına girer.Karbon, hidrojen, oksijen ve azot, insanın beden ağırlığının yaklaşık yüzde 97&#8217;sini oluştururlar.Geriye kalan yüzde 3&#8217;ü, öteki çeşitli elementler oluşturur.Bunlardan bazıları, yüzlerce yıllık kaba kimyasal analiz yöntemiyle ortaya konabilecek kadar çok miktarlardadır.Bu elementlere, &#8220; birincil besleyiciler &#8221; denir.&#8221; ikincil besleyiciler&#8221; ise, varlıkları ancak modern kimyanın çok hassas yöntemleriyle belirlenebilecek kadar küçük miktarlarda bulunurlar.Bazen iz miktarlarda bulunduklarından, bunlara &#8220; iz elementler &#8221; de denir. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
BİRİNCİL BESLEYİCİLER . <br />
Kalsiyum, fosfor, potasyum, kükürt, klor, magnezyum, sodyum ve demir birincil besleyicilerdir.Hayvanların sodyuma ihtiyaçları vardır ama, bitkilerin sodyuma ihtiyaç duyup duymadıkları bilinmemektedir.Demir ihtiyacı, birincil besleyicilerin çoğu ile ikincil besleyicilere duyulan ihtiyaçlar arasındaki bir miktardadır; bu yüzden de demir bazen, ikincil besleyiciler grubuna sokulmuştur. <br />
Kalsiyum, hayvanların kemik ve dişlerini, bitkilerin de hücrelerini birarada tutan yapıştırıcı ara maddesinin en büyük bölümünü oluşturur.Kalsiyumun ayrıca, kanın pıhtılaşmasında da önemli bir görevi vardır.Batıda süt ve sütten yapılmış besinler başlıca kalsiyum kaynağıdır.Tropikal bölgelerde ve Doğu&#8217;da küçük balıkların kemikleri, belirli bazı tahıllar, sebzeler ve deniz tuzları, iyi birer kalsiyum kaynağıdırlar. <br />
Fosfor, tüm canlı hücrelerde bulunan birçok bileşimin yapısına girer: Nükleik asitler (hem DNA, hem de RNA); enerji taşıyan bir bileşim olan adenozin trifosfat (ATP); birçok koenzim ve hücre zarının yapısına giren fosfolipitler.Fosfor aynı zamanda , kemiğin önemli bir yapı öğesidir. <br />
Bir birincil besleyici olan potasyum organik bileşimlerin yapısına girmez.Enzimleri harekete geçirici bir rolü olduğu sanılmaktadır. <br />
Kükürt, üç aminoasitin (sistein, sistin ve metionin) bir bölümünü oluşturduğu gibi, birçok proteinin de yapısına girer.Aynı zamanda koenzim A&#8217;nın da temel yapı öğesidir. <br />
Sodyum ve klor, hayvansal hücrelerde uygun bir geçişme dengesinin sürmesini sağlar ve sinir akımlarının iletilmesinde rol alırlar. <br />
Magnezyum, bitkilerin klorofil molekülünün bir parçasıdır: Bu yüzden, fotosentez olayında temel bir rol oynar.Hayvan ve bitki hücrelerinde, enzimleri harekete geçirici bir element görevi yapar; kemiğin yapısına giren öğelerden biridir.Ayrıca, ribozomların önemli bir yapı öğesidir. <br />
Demir, solunumda rol oynayan birçok enzimin, özellikle hemoglobin ve sitokromların bir bölümünü oluşturan hem molekülünün merkezinde yer alır.Demirin son zamanlarda, hem kapsamayan bir protein olan ve fotosentez olayını bir basamak ileriye götüren ferrodoksinin bir parçası olduğu bulunmuştur. <br />
<br />
İKİNCİL BESLEYİCİLER <br />
İkincil besleyiciler, yaşayan organizmaların yalnızca yüzde 1&#8217;lik bölümünü oluştururlar.Enzimlerin bir parçası olarak ya da enzimleri harekete geçirici görev yaptıkları sanılır.Bunlar arasında manganez, bakır, krom, çinko, kobalt, molibden, boron, vanadyum, selenyum, iyot ve flor sayılabilir.Ama tüm organizmaların, bunların tümüne ihtiyacı yoktur.Şimdiki bilgilerimize göre molibden ve borona, hayvanlar değil bitkiler ihtiyaç duyarlar; vanadyuma da, yalnızca birkaç bitki ile omurgasızların ihtiyacı olabilir. <br />
<br />
Birçok iz element, hücre içinde iz miktarlardan daha yüksek düzeylere ulaşırlarsa, zehirli etki gösterirler.Bunların zehirli özelliklerinden bazen yararlanılır.Sözgelimi, bakır bileşimleri havuzlarda üreyen yosunları öldürmede, çinko kapsayan bazı merhemler de yara-berelerde mantarların gelişmesini önlemede kullanılmaktadır </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ŞEHİDİMİN BAŞINDA NUTUR ATANLAR]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4801.html</link>
			<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 10:25:22 +0200</pubDate>
			<dc:creator>DONER</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4801.html</guid>
			<description><![CDATA[Şehidimin başında nutuk atanlar <br />
Söyle Başbakanım şehidin varmı <br />
Kahraman şehitler hepmi gariban <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
Subay, Hakim.Vali,evladın nerde <br />
Yoksa ahkam kesmek olmuyor böyle <br />
Hangi kontenjandan en güzel yerde <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
Ey mecliste ahkam kesen vekiller <br />
Hani Pkk'yla Mücadeleniz nerde <br />
Bunca gençler şehit olup giderken <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
Ne Ankara Ne Mecliste yoktur dayımız <br />
Yoksa şehit olmakmıdır payımız <br />
Gün geçtikce hep artıyor sayımız <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
PKK şerefsizi mecliste alkış tutuyor <br />
Şerefsiz katilin posteriyle reklam yapıyor <br />
Bu katiller içimizde türlü planlar yapıyor <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
Ateş yine düştü yürekleri yakıyor <br />
Heşidimin anası vatan sağ olsun diyor <br />
Benim yavrum niye şedit diye sormuyor <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
Yine katil Amerika pkk'yı besliyor <br />
İnsan hakkı neden şehidimi görmüyor <br />
İmralıda yatan katil hala pkk yı idare ediyor <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
Döner'im anayım bağrım yanıyor <br />
Bu kervan böyle gelmiş böyle gidiyor <br />
Nerde gariban var doğuya diyor <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
<br />
<br />
DÖNER ÖZEKE <br />
17.08.2006]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Şehidimin başında nutuk atanlar <br />
Söyle Başbakanım şehidin varmı <br />
Kahraman şehitler hepmi gariban <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
Subay, Hakim.Vali,evladın nerde <br />
Yoksa ahkam kesmek olmuyor böyle <br />
Hangi kontenjandan en güzel yerde <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
Ey mecliste ahkam kesen vekiller <br />
Hani Pkk'yla Mücadeleniz nerde <br />
Bunca gençler şehit olup giderken <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
Ne Ankara Ne Mecliste yoktur dayımız <br />
Yoksa şehit olmakmıdır payımız <br />
Gün geçtikce hep artıyor sayımız <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
PKK şerefsizi mecliste alkış tutuyor <br />
Şerefsiz katilin posteriyle reklam yapıyor <br />
Bu katiller içimizde türlü planlar yapıyor <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
Ateş yine düştü yürekleri yakıyor <br />
Heşidimin anası vatan sağ olsun diyor <br />
Benim yavrum niye şedit diye sormuyor <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
Yine katil Amerika pkk'yı besliyor <br />
İnsan hakkı neden şehidimi görmüyor <br />
İmralıda yatan katil hala pkk yı idare ediyor <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
Döner'im anayım bağrım yanıyor <br />
Bu kervan böyle gelmiş böyle gidiyor <br />
Nerde gariban var doğuya diyor <br />
Kör kurşun adresmi soruyor söyle <br />
<br />
<br />
<br />
DÖNER ÖZEKE <br />
17.08.2006]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[yardım ltff]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4800.html</link>
			<pubDate>Fri, 07 Nov 2008 08:53:02 +0200</pubDate>
			<dc:creator>baskentli</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4800.html</guid>
			<description><![CDATA[arkadaslar internet explorer 7 de reklamları nasıl engellerim bi bileniniz varsa ltf yardımcı olabilirmi mozillada cözdüm bi eklenti ile fakat ie7 de yapamadım gitti özele mesaj da atabilirsiniz simdiden tskl]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[arkadaslar internet explorer 7 de reklamları nasıl engellerim bi bileniniz varsa ltf yardımcı olabilirmi mozillada cözdüm bi eklenti ile fakat ie7 de yapamadım gitti özele mesaj da atabilirsiniz simdiden tskl]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[CANIM ANKARAM]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4799.html</link>
			<pubDate>Mon, 03 Nov 2008 23:17:34 +0200</pubDate>
			<dc:creator>DONER</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4799.html</guid>
			<description><![CDATA[Eskiden dolmuşlar muavinler vardı <br />
Medeniyet geldi mazide kaldı <br />
Avrupa birliği kapıyı çaldı <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Ulusta Hisarı Kalesi ne hoş <br />
Anafartalardan adliyeye koş <br />
Atpazarı bakırcılar carşısı <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Hacıbayrama git yarı hacı ol <br />
Ahrete gideni bu camide gör <br />
Ölüm aklında mı bir kendine sor <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Gençlik parkı genç kalanlar gezmiyor <br />
Hergele meydanı neler gizliyor <br />
Ulus ta ATATÜRK bizi izliyor <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Dışkapı sırayla pavyonlar barlar <br />
Yıba çarşısında kaybolan canlar <br />
Meşhur benderesi ne sırlar saklar <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Dışkapıda Gülhanesi Gatası <br />
Etlik kavşağında S.S.K hastanesi <br />
Nerde yıkılmışmı halk pastanesi <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Etlik ayvalıdan çıkarsın yola <br />
Keçiören şelalede verirsin mola <br />
Aydınlıkevlerde Altınpark rüya <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Altındağı gelin gibi süzülür <br />
Ankaranın her yöresi gezilir <br />
Ankarayı görmeyen dostlar üzülür <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Aydınlık siteler altmmış evleri <br />
Saime kadında Şehitliği görmeli <br />
Çinçin bağlarında mezarlığı gezmeli <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Mamak Muhabere nöbette bekler <br />
Mamak yokuşunda motorun tekler <br />
Türk Askeri heran yasak bölge der <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Akdere deyince şaşırıp kalma <br />
İmrohol yolunda aşıklar turna <br />
Cebeci dört yolda tarih sorgula <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Demetevler karşıyaka mezarlık <br />
Ankara'ya göktaşından nazarlık <br />
Hayat ile etmeyin ha pazarlık <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Yenimahalle Demet Çiftlik kavşagı <br />
Hayvanat bahcesi ANKARA çayı <br />
Batıkent ostimi Sincan fatihi <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
ATATÜRK ormana kurmuş çitfliği <br />
Orada avlarmış yaban kekliği <br />
Hele birde verir isen tekliği <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Etimesgut aşti of aklım şaştı <br />
Emekten Bahçeli ANIT kabiri <br />
ATATÜRK'ü her fırsatta görmeli <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Akköprüsü Optimomu Armada <br />
Beş boyutlu sinemalar orada <br />
Fatihtedir harikalar diyarı <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Devletin sahipsiz insanlarından <br />
Hava kuvvetleri Genel Kurmayı <br />
Meclisin önünde soluk almayı <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Kızılaya indim şaşırdım kaldım <br />
Şapkamı kafamdan düşürdüm kaldım <br />
Kotlu,mini etekli kızlara daldım <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Sıhıyeye indim sekerek gittim <br />
Zafer carşısını ziyaret ettim <br />
Kültür,Sanat,Kitap,Kaset zebildi <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Gima'nın önünde randevu bana <br />
Sakarya başını sallatır sana <br />
Barlarda ozanlar dinletir bana <br />
Aman allah ANKARA ne harika <br />
<br />
Gimayı sollayıp Karanfile gir <br />
Her adım başında seyyarları gör <br />
Bilmesen adresi büfelere sor <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Konur sokak koçlar gibi bekliyor <br />
Bütün gençlik orda horan tepiyor <br />
Canlı müzik ruha neşe katıyor <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Harika camiyi görmek istersen <br />
Ruhuna cenneti sermek istersen <br />
Kocatepeye de hele bir gel sen <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Tunalının kibarlığı hoşluğu <br />
İçinizde dolduruyor boşluğu <br />
Dinlenmek için Kuğulu parkın hoşluğu <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Ataküle, Ankara'nın yüksek tepesi <br />
Çankaya yıldızda uydu sitesi <br />
Ne güzeldir şu botanik bahçesi <br />
Aman dostlar Ankara ne harika <br />
<br />
Hadi dostum ayağına paten tak <br />
Uçak gibi uçarsın nerde fark <br />
Ataküleye çık Ankaraya bak <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Döner'im Dönüp de şaşırdım kaldım <br />
Ankaranın güzelliğine daldım <br />
Kendimi ankaranın bağrına saldım <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
<br />
<br />
DÖNER ÖZEKE <br />
7.02.200]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Eskiden dolmuşlar muavinler vardı <br />
Medeniyet geldi mazide kaldı <br />
Avrupa birliği kapıyı çaldı <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Ulusta Hisarı Kalesi ne hoş <br />
Anafartalardan adliyeye koş <br />
Atpazarı bakırcılar carşısı <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Hacıbayrama git yarı hacı ol <br />
Ahrete gideni bu camide gör <br />
Ölüm aklında mı bir kendine sor <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Gençlik parkı genç kalanlar gezmiyor <br />
Hergele meydanı neler gizliyor <br />
Ulus ta ATATÜRK bizi izliyor <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Dışkapı sırayla pavyonlar barlar <br />
Yıba çarşısında kaybolan canlar <br />
Meşhur benderesi ne sırlar saklar <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Dışkapıda Gülhanesi Gatası <br />
Etlik kavşağında S.S.K hastanesi <br />
Nerde yıkılmışmı halk pastanesi <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Etlik ayvalıdan çıkarsın yola <br />
Keçiören şelalede verirsin mola <br />
Aydınlıkevlerde Altınpark rüya <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Altındağı gelin gibi süzülür <br />
Ankaranın her yöresi gezilir <br />
Ankarayı görmeyen dostlar üzülür <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Aydınlık siteler altmmış evleri <br />
Saime kadında Şehitliği görmeli <br />
Çinçin bağlarında mezarlığı gezmeli <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Mamak Muhabere nöbette bekler <br />
Mamak yokuşunda motorun tekler <br />
Türk Askeri heran yasak bölge der <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Akdere deyince şaşırıp kalma <br />
İmrohol yolunda aşıklar turna <br />
Cebeci dört yolda tarih sorgula <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Demetevler karşıyaka mezarlık <br />
Ankara'ya göktaşından nazarlık <br />
Hayat ile etmeyin ha pazarlık <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Yenimahalle Demet Çiftlik kavşagı <br />
Hayvanat bahcesi ANKARA çayı <br />
Batıkent ostimi Sincan fatihi <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
ATATÜRK ormana kurmuş çitfliği <br />
Orada avlarmış yaban kekliği <br />
Hele birde verir isen tekliği <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Etimesgut aşti of aklım şaştı <br />
Emekten Bahçeli ANIT kabiri <br />
ATATÜRK'ü her fırsatta görmeli <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Akköprüsü Optimomu Armada <br />
Beş boyutlu sinemalar orada <br />
Fatihtedir harikalar diyarı <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Devletin sahipsiz insanlarından <br />
Hava kuvvetleri Genel Kurmayı <br />
Meclisin önünde soluk almayı <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Kızılaya indim şaşırdım kaldım <br />
Şapkamı kafamdan düşürdüm kaldım <br />
Kotlu,mini etekli kızlara daldım <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Sıhıyeye indim sekerek gittim <br />
Zafer carşısını ziyaret ettim <br />
Kültür,Sanat,Kitap,Kaset zebildi <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Gima'nın önünde randevu bana <br />
Sakarya başını sallatır sana <br />
Barlarda ozanlar dinletir bana <br />
Aman allah ANKARA ne harika <br />
<br />
Gimayı sollayıp Karanfile gir <br />
Her adım başında seyyarları gör <br />
Bilmesen adresi büfelere sor <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Konur sokak koçlar gibi bekliyor <br />
Bütün gençlik orda horan tepiyor <br />
Canlı müzik ruha neşe katıyor <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Harika camiyi görmek istersen <br />
Ruhuna cenneti sermek istersen <br />
Kocatepeye de hele bir gel sen <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Tunalının kibarlığı hoşluğu <br />
İçinizde dolduruyor boşluğu <br />
Dinlenmek için Kuğulu parkın hoşluğu <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Ataküle, Ankara'nın yüksek tepesi <br />
Çankaya yıldızda uydu sitesi <br />
Ne güzeldir şu botanik bahçesi <br />
Aman dostlar Ankara ne harika <br />
<br />
Hadi dostum ayağına paten tak <br />
Uçak gibi uçarsın nerde fark <br />
Ataküleye çık Ankaraya bak <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
Döner'im Dönüp de şaşırdım kaldım <br />
Ankaranın güzelliğine daldım <br />
Kendimi ankaranın bağrına saldım <br />
Aman dostlar ANKARA ne harika <br />
<br />
<br />
<br />
DÖNER ÖZEKE <br />
7.02.200]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ŞİRİN KIRŞEHİR]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4798.html</link>
			<pubDate>Mon, 03 Nov 2008 23:11:54 +0200</pubDate>
			<dc:creator>DONER</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4798.html</guid>
			<description><![CDATA[Ozanlar şehri canım Kırşehir <br />
Sana bakmalara doyamıyorum <br />
İşte geldim yine güzel bağrına <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
ılıcaların Karakurdun Termelerin var <br />
Yalnıztepe Akbayır Hırlan ne güzel <br />
Gelinlik kızlar gibi gözünü süzer <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
Termen dertlerimize deva oluyor <br />
Hasta insan sende şifa buluyor <br />
Bunu ben değil bak tarihler söyler <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
Susuz kalan coban 40 gün aramış <br />
Güneş çarpmış derileri hep yanmış <br />
Kurt eşinmiş sularını göklere salmış <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
Kudretten kaynar KARAKURT suyun <br />
Perşembe günleri delirir çoşar huyun <br />
Yükselir metrelerce uzanır boyun <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
Gölbaşı tarihte kervanlar yutmuş <br />
Nice yiğitler bu göle batmış <br />
Analar bacılar ağıtlar yakmış <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
Aşıkpaşa otuz evler en güzel semtin <br />
Harikasın memleketim dünyada teksin <br />
Seni görmeyenler nereden bilsin <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
Hadi dostum gelde kırşehiri dolaş <br />
Hacıbektaş veli Ahi evren pirime ulaş <br />
Ahievren esnafları Türkiyede önder baş <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
<br />
DÖNER ÖZEKE <br />
17.05.2006]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ozanlar şehri canım Kırşehir <br />
Sana bakmalara doyamıyorum <br />
İşte geldim yine güzel bağrına <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
ılıcaların Karakurdun Termelerin var <br />
Yalnıztepe Akbayır Hırlan ne güzel <br />
Gelinlik kızlar gibi gözünü süzer <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
Termen dertlerimize deva oluyor <br />
Hasta insan sende şifa buluyor <br />
Bunu ben değil bak tarihler söyler <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
Susuz kalan coban 40 gün aramış <br />
Güneş çarpmış derileri hep yanmış <br />
Kurt eşinmiş sularını göklere salmış <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
Kudretten kaynar KARAKURT suyun <br />
Perşembe günleri delirir çoşar huyun <br />
Yükselir metrelerce uzanır boyun <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
Gölbaşı tarihte kervanlar yutmuş <br />
Nice yiğitler bu göle batmış <br />
Analar bacılar ağıtlar yakmış <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
Aşıkpaşa otuz evler en güzel semtin <br />
Harikasın memleketim dünyada teksin <br />
Seni görmeyenler nereden bilsin <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
Hadi dostum gelde kırşehiri dolaş <br />
Hacıbektaş veli Ahi evren pirime ulaş <br />
Ahievren esnafları Türkiyede önder baş <br />
Kırşehirim senden kopamıyorum <br />
<br />
<br />
DÖNER ÖZEKE <br />
17.05.2006]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[AFYONKARAHİSAR]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4797.html</link>
			<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 19:23:22 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EmSaLSiZKIZ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4797.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">YÜZÖLÇÜMÜ: 14.230 km²<br />
NÜFUS: 739.223 (1990)<br />
İL TRAFİK NO: 03<br />
İLÇELER: Afyonkarahisar (merkez), Başmakçı, Bayat, Bolvadin, Çay, Çobanlar, Dazkırı, Dinar, Emirdağ, Evciler, Hocalar, İhsaniye, İscehisar, Kızılören, Sandıklı, Sincanlı, Şuhut, Sultandağı<br />
<br />
İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Frig Kaya Anıt Mezarları, Afyonkarahisar Kalesi, Gazlıgöl ve Sandıklı Kaplıcaları, Ulucami, Gedik Ahmed Paşa Külliyesi, Arkeoloji Müzesi, Kocatepe ve Zafer Anıtları.<br />
<br />
İl Kültür Müdürlüğü<br />
<br />
Tel: (272) 213 76 00<br />
<br />
Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü<br />
<br />
AFYON<br />
Tel: (0 272) 214 20 28<br />
Faks: (0 272) 213 76 01<br />
<br />
Müze<br />
<br />
Afyon Müzesi Detaylı Bilgi<br />
Adres: Kurtuluş Cad. Afyon<br />
Tel: (272) 215 11 91<br />
<br />
Örenyerleri<br />
<br />
Metropolis - İhsaniye/Ayazin Köyü<br />
Apemeia - Dinar/Merkez<br />
Amorium - Emirdağ/Hisarköy<br />
<br />
Önemli Günler<br />
<br />
Mahalli Kutlama Günleri:<br />
<br />
Hava Şehitleri Anma Günü<br />
Merkez<br />
15 Mayıs<br />
<br />
Ali Çetinkaya'yı Anma Günü<br />
Merkez<br />
21 Şubat<br />
<br />
Festivaller:<br />
<br />
Güreş Festivali<br />
Karadilli Kasabası, Şuhut<br />
Mayıs Ayı İçinde<br />
<br />
Kiraz Festivali<br />
Dereçine Kasabası, Sultandağı<br />
Haziran Ayı İçinde<br />
<br />
Kavun Festivali<br />
Fethibey Kasabası<br />
22-29 Ağustos<br />
<br />
Şenlikler:<br />
<br />
Vişne Şenliği<br />
Çay<br />
Temmuz Ayı İçinde<br />
<br />
Kaymak Şenliği<br />
Bolvadin<br />
Ağustos-Eylül Ayı İçinde<br />
<br />
Dinar İlkbahar El Sanatları Sergisi<br />
Dinar<br />
Mayıs Haziran Ayı İçinde<br />
<br />
Kurtuluş Günleri:<br />
<br />
Afyon'un Kurtuluşu Zafer Haftası<br />
Merkez<br />
26-30 Ağustos</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">YÜZÖLÇÜMÜ: 14.230 km²<br />
NÜFUS: 739.223 (1990)<br />
İL TRAFİK NO: 03<br />
İLÇELER: Afyonkarahisar (merkez), Başmakçı, Bayat, Bolvadin, Çay, Çobanlar, Dazkırı, Dinar, Emirdağ, Evciler, Hocalar, İhsaniye, İscehisar, Kızılören, Sandıklı, Sincanlı, Şuhut, Sultandağı<br />
<br />
İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Frig Kaya Anıt Mezarları, Afyonkarahisar Kalesi, Gazlıgöl ve Sandıklı Kaplıcaları, Ulucami, Gedik Ahmed Paşa Külliyesi, Arkeoloji Müzesi, Kocatepe ve Zafer Anıtları.<br />
<br />
İl Kültür Müdürlüğü<br />
<br />
Tel: (272) 213 76 00<br />
<br />
Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü<br />
<br />
AFYON<br />
Tel: (0 272) 214 20 28<br />
Faks: (0 272) 213 76 01<br />
<br />
Müze<br />
<br />
Afyon Müzesi Detaylı Bilgi<br />
Adres: Kurtuluş Cad. Afyon<br />
Tel: (272) 215 11 91<br />
<br />
Örenyerleri<br />
<br />
Metropolis - İhsaniye/Ayazin Köyü<br />
Apemeia - Dinar/Merkez<br />
Amorium - Emirdağ/Hisarköy<br />
<br />
Önemli Günler<br />
<br />
Mahalli Kutlama Günleri:<br />
<br />
Hava Şehitleri Anma Günü<br />
Merkez<br />
15 Mayıs<br />
<br />
Ali Çetinkaya'yı Anma Günü<br />
Merkez<br />
21 Şubat<br />
<br />
Festivaller:<br />
<br />
Güreş Festivali<br />
Karadilli Kasabası, Şuhut<br />
Mayıs Ayı İçinde<br />
<br />
Kiraz Festivali<br />
Dereçine Kasabası, Sultandağı<br />
Haziran Ayı İçinde<br />
<br />
Kavun Festivali<br />
Fethibey Kasabası<br />
22-29 Ağustos<br />
<br />
Şenlikler:<br />
<br />
Vişne Şenliği<br />
Çay<br />
Temmuz Ayı İçinde<br />
<br />
Kaymak Şenliği<br />
Bolvadin<br />
Ağustos-Eylül Ayı İçinde<br />
<br />
Dinar İlkbahar El Sanatları Sergisi<br />
Dinar<br />
Mayıs Haziran Ayı İçinde<br />
<br />
Kurtuluş Günleri:<br />
<br />
Afyon'un Kurtuluşu Zafer Haftası<br />
Merkez<br />
26-30 Ağustos</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SENsizlik Fakültesi]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4796.html</link>
			<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 19:20:00 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EmSaLSiZKIZ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4796.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #0000CD;"><span style="font-weight: bold;">Girmek için ne sınav gerekli, ne lise diploması, ne de ikamet belgesi.<br />
Tek bir şartı var bu fakültenin SENsizliğin ertesi.<br />
Gittiği an başlıyor ve nefes aldığın sürece devam ediyor. İlk günleri çok zordur. Hani hiç ingilizce bilmiyorsundur da tüm dersler ingilizcedir ya öyle bir şey işte.<br />
<br />
Bu fakülteye girene çok rastladım da mezun olana hiç rastlamadım daha, yaşamım boyunca.<br />
Dünyanın en büyük yüz ölçümüne sahip, en büyük fakültesi.<br />
Adresi belli değil. Belki de evrenin her yeri.<br />
Derslere devam mecburiyetin yok ama mecbur kalırsın tüm dersleri görmeye.Bir kaç ders sonra seçmeli ders diye seçmeli aşkları seçersin.<br />
En zor ders ilk girdiğindedir.<br />
Üstelik de gece dersi.<br />
"İLK SENSİZ GECELER" yani.<br />
Uyuyamazsın, uyuduğunda ansızın uyanıp sabahı sabah edersin, yarın asılacağını bilen bir mahkum misali.<br />
Ve ilk öğrendiğin en uzun gecenin 21 aralık değil, 21 SENsiz gece olduğudur.<br />
<br />
Duşta,yemekte, otobüste, yolda, evde, işte, cafede, kalabalıkta yalnız kaldığında, uyurken, içerken, ibadet ederken her saniye devam eder dersler. Ve bir kez kayıt olmuşsundur, ne kaydını dondurabilirsin nede bırakıp gidebilirsin.<br />
<br />
Kaçmayı denersin bir süre. Belki kısa bir tatile, belki hiç bilmediğin bir şehre, belkide bildiğin bir şehrin en ücra köşesinde bir yere hapsedersin kendini. Başaramazsın.<br />
Rektör de profesör de öğrenci de sensin.<br />
<br />
- Yoklama yaparsın bazen.<br />
- YALNIZLIK!!!<br />
- Burada hocam.<br />
- Aferin, bak en azimli sen çıktın. İlk andan beri devamsızlığın hiç olmadı.<br />
<br />
Zamanla azalır, hafifler acılar.<br />
Her gece "UNUTTUM" diye bağırırsın öfkeyle karışık.<br />
"YETER YETER" diye yankılanır sesin sessizlikte.<br />
Bazen günlerce hiç aklına gelmez.<br />
Tam tamam mezun oldum dersin, bir şiir, bir şarkı, bir roman, bir mekan hatırlatır seni, anlarsın devam ediyor dersler, yer<br />
SENsizlik FAKÜLTESİ...<br />
<br />
Düşünürsün zamanla bilinçlendikçe. İlk bir kaç ay ümidin vardır. Arayacak diye. Telefon çalar.<br />
Buyrun sensizlik fakültesi diye açmak istersin sessizce.<br />
Ama arayan hep sensizliktir.<br />
Dönecek dersin gelecek ve vereceğim bitirme tezimi mezun olacağım bir gün ve bu hayallerle ana dersleri görmeye başlarsın.<br />
<br />
1-gurur<br />
2-dönse bile eskisi gibi olur muyuz<br />
3-intikam<br />
4-neden girdim bu fakülteye !!!!!!!<br />
dersler uzar geceler daha da uzar.<br />
Anlamaya çalıştıkların anlamlandırmaya çalıştıkların unuttum sanıp ertelediğin gerçekler, anlamsız gerekçeler, uykusuz geceler...<br />
<br />
Bir gece bir bakmışsın her gece derslerde bir ben, bir ben ve bir ben daha.<br />
Tartışmaların başlar, bir kızarsın bir gülersin, bir ağlarsın karşılıklı.<br />
Bilirsin yalnız olduğunu yine de daha bir koyulaşır sohbetleriniz.<br />
Ve nihayet ilk sınavın.<br />
BİR ŞİZOFREN OLARAK YAŞAMAYI NASIL ÖĞRENEBİLİRSİN???<br />
<br />
Öyle ya bir ben, yalnız kalabalıklarda.<br />
Öyle bir ben sendeki beni kurtarmaya çabalamakta.<br />
Bir ben sen sandığı vücutlarda.<br />
Dedim ya mezun olanı görmedim, zaten mezun olunacak bir fakültede değil.<br />
Tek bildiğim bu okulun öğrencisinin çok olduğu.<br />
Sakın bu fakülteyi merak etmeyin, bir gün olurda girerseniz çekip gitmeyi de boşuna denemeyin....</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #0000CD;"><span style="font-weight: bold;">Girmek için ne sınav gerekli, ne lise diploması, ne de ikamet belgesi.<br />
Tek bir şartı var bu fakültenin SENsizliğin ertesi.<br />
Gittiği an başlıyor ve nefes aldığın sürece devam ediyor. İlk günleri çok zordur. Hani hiç ingilizce bilmiyorsundur da tüm dersler ingilizcedir ya öyle bir şey işte.<br />
<br />
Bu fakülteye girene çok rastladım da mezun olana hiç rastlamadım daha, yaşamım boyunca.<br />
Dünyanın en büyük yüz ölçümüne sahip, en büyük fakültesi.<br />
Adresi belli değil. Belki de evrenin her yeri.<br />
Derslere devam mecburiyetin yok ama mecbur kalırsın tüm dersleri görmeye.Bir kaç ders sonra seçmeli ders diye seçmeli aşkları seçersin.<br />
En zor ders ilk girdiğindedir.<br />
Üstelik de gece dersi.<br />
"İLK SENSİZ GECELER" yani.<br />
Uyuyamazsın, uyuduğunda ansızın uyanıp sabahı sabah edersin, yarın asılacağını bilen bir mahkum misali.<br />
Ve ilk öğrendiğin en uzun gecenin 21 aralık değil, 21 SENsiz gece olduğudur.<br />
<br />
Duşta,yemekte, otobüste, yolda, evde, işte, cafede, kalabalıkta yalnız kaldığında, uyurken, içerken, ibadet ederken her saniye devam eder dersler. Ve bir kez kayıt olmuşsundur, ne kaydını dondurabilirsin nede bırakıp gidebilirsin.<br />
<br />
Kaçmayı denersin bir süre. Belki kısa bir tatile, belki hiç bilmediğin bir şehre, belkide bildiğin bir şehrin en ücra köşesinde bir yere hapsedersin kendini. Başaramazsın.<br />
Rektör de profesör de öğrenci de sensin.<br />
<br />
- Yoklama yaparsın bazen.<br />
- YALNIZLIK!!!<br />
- Burada hocam.<br />
- Aferin, bak en azimli sen çıktın. İlk andan beri devamsızlığın hiç olmadı.<br />
<br />
Zamanla azalır, hafifler acılar.<br />
Her gece "UNUTTUM" diye bağırırsın öfkeyle karışık.<br />
"YETER YETER" diye yankılanır sesin sessizlikte.<br />
Bazen günlerce hiç aklına gelmez.<br />
Tam tamam mezun oldum dersin, bir şiir, bir şarkı, bir roman, bir mekan hatırlatır seni, anlarsın devam ediyor dersler, yer<br />
SENsizlik FAKÜLTESİ...<br />
<br />
Düşünürsün zamanla bilinçlendikçe. İlk bir kaç ay ümidin vardır. Arayacak diye. Telefon çalar.<br />
Buyrun sensizlik fakültesi diye açmak istersin sessizce.<br />
Ama arayan hep sensizliktir.<br />
Dönecek dersin gelecek ve vereceğim bitirme tezimi mezun olacağım bir gün ve bu hayallerle ana dersleri görmeye başlarsın.<br />
<br />
1-gurur<br />
2-dönse bile eskisi gibi olur muyuz<br />
3-intikam<br />
4-neden girdim bu fakülteye !!!!!!!<br />
dersler uzar geceler daha da uzar.<br />
Anlamaya çalıştıkların anlamlandırmaya çalıştıkların unuttum sanıp ertelediğin gerçekler, anlamsız gerekçeler, uykusuz geceler...<br />
<br />
Bir gece bir bakmışsın her gece derslerde bir ben, bir ben ve bir ben daha.<br />
Tartışmaların başlar, bir kızarsın bir gülersin, bir ağlarsın karşılıklı.<br />
Bilirsin yalnız olduğunu yine de daha bir koyulaşır sohbetleriniz.<br />
Ve nihayet ilk sınavın.<br />
BİR ŞİZOFREN OLARAK YAŞAMAYI NASIL ÖĞRENEBİLİRSİN???<br />
<br />
Öyle ya bir ben, yalnız kalabalıklarda.<br />
Öyle bir ben sendeki beni kurtarmaya çabalamakta.<br />
Bir ben sen sandığı vücutlarda.<br />
Dedim ya mezun olanı görmedim, zaten mezun olunacak bir fakültede değil.<br />
Tek bildiğim bu okulun öğrencisinin çok olduğu.<br />
Sakın bu fakülteyi merak etmeyin, bir gün olurda girerseniz çekip gitmeyi de boşuna denemeyin....</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İsmini unuttuğum bir zamandı]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4795.html</link>
			<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 19:17:34 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EmSaLSiZKIZ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4795.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Beni anladığını sandığım bir hayat varmış.. Benim onu anlamaktan bıkmadığım bir hayat içinde.. Kendi kendine../Binlerce hayattan sadece bir tane.. Ne kadar uzaklaşıyorum kendimden<br />
<br />
<br />
Yazmanın sonu yok gibi görünse de, tıkanıyorum bir zaman sonra../Hatırlamak için geriye dönüp bakabilecek gücü bulmanın zayıflığını taşıyorum üzerimde.. /Herşeyin öylesine çabuk geçip gittiği bir yolda, kendimi zorla birbaşıma bırakıyorum.. /Bu hoşuma gitmese de, kelimeler zamansızca siliniyor hafızamdan..<br />
<br />
Bu kelimelerle birlikte, silinen birçok -mişli geçmiş hayaller../Kendimi asıyorum tutunamadığım aynaların soğuk yüzüne.. / Benimle birlikte ölen bir yanım var artık../İsmini unuttuğum zamanların öfkesine bulanıyor yalnızlığım..<br />
<br />
Bu yalnızlığı mı daha çok seviyorum şimdi../Yoksa, tarifini hiçbir kitapta, hiçbir kelimede bulamadığım bir yalnızlığımı..Kim kimi seviyor bir an için.. Böyle kalmak bana zor geliyor.. Umurumdan taşıyor zamansızlığım../Hiçbir zamana yeniden duramadığım, tertemiz bir sayfa olamadığım hayata bakmaktan.. Yorgunluk çekiyor gözlerim.. İçinde kendime dair birikintilerimi bile derleyip toparlayamamaktan yorgun düşmek, silinip bir müddetsizliğin çemberinde, ben vardım sahiden diyebilmek bana ait olan birşey değil artık biliyorum..<br />
<br />
Bilmek sorumluluklarımı bana geri getirmez bu anlamda.. /Hata yapmaktan bıkmayacağım bir hayatı kabullenemedim bir ölçüde..Sınırların içimi ateşlere veren tarafında susuyorum binlerce defa.. /Tam konuşacağım, susuyorum.. Susmaktan bıkmayan bir ben, bir daha olmayacak sanırım..<br />
<br />
Beni anladığını sandığım bir hayat varmış.. Benim onu anlamaktan bıkmadığım bir hayat içinde.. Kendi kendine../Binlerce hayattan sadece bir tane.. Ne kadar uzaklaşıyorum kendimden.. Utanarak.. Ama anlaşılmayacak derecede sıkılarak, kıskacında yarını umuttan silerek bir parça daha, nasıl da uzaklaşıyorum gerçekliğinden kendi yüzümün../<br />
<br />
Kapıları araladığımda gözlerimi alan her satırda aşk yatıyor.. Aşk çıkıyor karşıma okuduğum her kelimede.. Her cümle kendini doğuruyor yalnızlığından.. /Bir zaman geliyor ki, unutturuyor kendini bana.. /Kelimeler eriyor sevdanın düşlerinde.. /Ne bırakıyor geriye.. Ben biraz daha olgun, biraz daha yaşlanırken bu sürgitin avuçlarında../Uzak yine uzak kalıyor hayata.. /Biraz daha uzaklaşarak.. Uzaklığın acısını yaşamak, artık yok satıyor aşk.. /Aşk yoksa, yoksa zaman mı daha uzak../..<br />
<br />
Ne kadar ayrı kaldım yazmaktan, bir doğumgünü geçti bu yalnızlıkta../Yağmurlu kimbilir kaç gece, ve düşlerine takılan kimbilir kaç düşünce.. Elimin kaleme kağıda gittiği her yalnızlık, sen diyerek başladı ve sen diyemeden bitti..<br />
<br />
'Otelin çiçekleri gökyüzü, /Perdesiz evlerde bakışan hırsızlar, /Buğulu bir yorgunluk, /Ama ne ölümdür bu, /Ne düşlerime saplanmış bir uykusuzluk..Suskunluk sadece, sadece suskunluk..'.. Bildiklerimi, tanıdıklarımı, yaşadıklarımı nasıl anlatsın zaman, anlattı diyelim, nasıl dinlesin zaman..<br />
<br />
Oysa radyodan sızan sekiz ajansı, tükendiğini yineliyor durmadan yaşanılan her anı..Uzun süredir, karaladığım bir kaç cümle, yatıp duruyor kağıt üzerinde.. /Yok saydığın şu hayat, /Ne çok düşünür oysa seni, /Kim sustuysa gözlerine, /O konuşur gözlerini../..<br />
<br />
Değişmiş kurgusu bozuk cümlelerim.. Bir sessizlik, ya da bunun gibi binlerce sessizlik, ne anlatacak sonrasına, içinde boğulduğum zamanın yanısıra... İsmini geceden alan şiirlerimin koynunda uyuyorum şimdi../Kendimi vuruyorum ansızın köşesiz harflerin gölgesinde..<br />
<br />
Sen baktığında, ya da bir başkası..göremiyorum düşlerimi.. Böylesi daha kötü..Daha iyisinden, daha iyi bir ölüm seçiyorum şimdi, hiç yaşanmamış olan.. daha beter bir suskunluk.. Nereye kadar../<br />
<br />
İsmini unuttuğum bir zamandı, sadece ismini..Hatırlayabildiğim, benden daha çok sevilmen.. Daha çok sen, içimden.. Şimdi aynaya, son kez bak benim için.. /.. </span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Beni anladığını sandığım bir hayat varmış.. Benim onu anlamaktan bıkmadığım bir hayat içinde.. Kendi kendine../Binlerce hayattan sadece bir tane.. Ne kadar uzaklaşıyorum kendimden<br />
<br />
<br />
Yazmanın sonu yok gibi görünse de, tıkanıyorum bir zaman sonra../Hatırlamak için geriye dönüp bakabilecek gücü bulmanın zayıflığını taşıyorum üzerimde.. /Herşeyin öylesine çabuk geçip gittiği bir yolda, kendimi zorla birbaşıma bırakıyorum.. /Bu hoşuma gitmese de, kelimeler zamansızca siliniyor hafızamdan..<br />
<br />
Bu kelimelerle birlikte, silinen birçok -mişli geçmiş hayaller../Kendimi asıyorum tutunamadığım aynaların soğuk yüzüne.. / Benimle birlikte ölen bir yanım var artık../İsmini unuttuğum zamanların öfkesine bulanıyor yalnızlığım..<br />
<br />
Bu yalnızlığı mı daha çok seviyorum şimdi../Yoksa, tarifini hiçbir kitapta, hiçbir kelimede bulamadığım bir yalnızlığımı..Kim kimi seviyor bir an için.. Böyle kalmak bana zor geliyor.. Umurumdan taşıyor zamansızlığım../Hiçbir zamana yeniden duramadığım, tertemiz bir sayfa olamadığım hayata bakmaktan.. Yorgunluk çekiyor gözlerim.. İçinde kendime dair birikintilerimi bile derleyip toparlayamamaktan yorgun düşmek, silinip bir müddetsizliğin çemberinde, ben vardım sahiden diyebilmek bana ait olan birşey değil artık biliyorum..<br />
<br />
Bilmek sorumluluklarımı bana geri getirmez bu anlamda.. /Hata yapmaktan bıkmayacağım bir hayatı kabullenemedim bir ölçüde..Sınırların içimi ateşlere veren tarafında susuyorum binlerce defa.. /Tam konuşacağım, susuyorum.. Susmaktan bıkmayan bir ben, bir daha olmayacak sanırım..<br />
<br />
Beni anladığını sandığım bir hayat varmış.. Benim onu anlamaktan bıkmadığım bir hayat içinde.. Kendi kendine../Binlerce hayattan sadece bir tane.. Ne kadar uzaklaşıyorum kendimden.. Utanarak.. Ama anlaşılmayacak derecede sıkılarak, kıskacında yarını umuttan silerek bir parça daha, nasıl da uzaklaşıyorum gerçekliğinden kendi yüzümün../<br />
<br />
Kapıları araladığımda gözlerimi alan her satırda aşk yatıyor.. Aşk çıkıyor karşıma okuduğum her kelimede.. Her cümle kendini doğuruyor yalnızlığından.. /Bir zaman geliyor ki, unutturuyor kendini bana.. /Kelimeler eriyor sevdanın düşlerinde.. /Ne bırakıyor geriye.. Ben biraz daha olgun, biraz daha yaşlanırken bu sürgitin avuçlarında../Uzak yine uzak kalıyor hayata.. /Biraz daha uzaklaşarak.. Uzaklığın acısını yaşamak, artık yok satıyor aşk.. /Aşk yoksa, yoksa zaman mı daha uzak../..<br />
<br />
Ne kadar ayrı kaldım yazmaktan, bir doğumgünü geçti bu yalnızlıkta../Yağmurlu kimbilir kaç gece, ve düşlerine takılan kimbilir kaç düşünce.. Elimin kaleme kağıda gittiği her yalnızlık, sen diyerek başladı ve sen diyemeden bitti..<br />
<br />
'Otelin çiçekleri gökyüzü, /Perdesiz evlerde bakışan hırsızlar, /Buğulu bir yorgunluk, /Ama ne ölümdür bu, /Ne düşlerime saplanmış bir uykusuzluk..Suskunluk sadece, sadece suskunluk..'.. Bildiklerimi, tanıdıklarımı, yaşadıklarımı nasıl anlatsın zaman, anlattı diyelim, nasıl dinlesin zaman..<br />
<br />
Oysa radyodan sızan sekiz ajansı, tükendiğini yineliyor durmadan yaşanılan her anı..Uzun süredir, karaladığım bir kaç cümle, yatıp duruyor kağıt üzerinde.. /Yok saydığın şu hayat, /Ne çok düşünür oysa seni, /Kim sustuysa gözlerine, /O konuşur gözlerini../..<br />
<br />
Değişmiş kurgusu bozuk cümlelerim.. Bir sessizlik, ya da bunun gibi binlerce sessizlik, ne anlatacak sonrasına, içinde boğulduğum zamanın yanısıra... İsmini geceden alan şiirlerimin koynunda uyuyorum şimdi../Kendimi vuruyorum ansızın köşesiz harflerin gölgesinde..<br />
<br />
Sen baktığında, ya da bir başkası..göremiyorum düşlerimi.. Böylesi daha kötü..Daha iyisinden, daha iyi bir ölüm seçiyorum şimdi, hiç yaşanmamış olan.. daha beter bir suskunluk.. Nereye kadar../<br />
<br />
İsmini unuttuğum bir zamandı, sadece ismini..Hatırlayabildiğim, benden daha çok sevilmen.. Daha çok sen, içimden.. Şimdi aynaya, son kez bak benim için.. /.. </span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[HÜZÜN]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4794.html</link>
			<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 19:15:50 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EmSaLSiZKIZ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4794.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #C71585;"><span style="font-weight: bold;">Gül dikeni batsa eline, benim yüreğim kanardı her defasında. Mutluluk kapıları kapanırdı, göz bebeklerime vuran dalgaların. İçimde yaşayan çocukluğum ağlarken, yüzümü kazağımın yeniyle siler, yanağımdan süzülen yaşları kimseye belli etmezdim.<br />
<br />
Yaralı bedenim kanatları kırılan bir kuş gibiydi, her saldırıya yenik düşer ve her defasında da tekrar doğrulmasını bilirdim. Sensizlik ile çevrilen umursamaz tavırlarına karşı, hep ceblerimde bir tebessüm taşırdım. Çiçek demetlerini sakladığını bilir, sırf bu yüzden her yanına geldiğimde, sana cennet buketleri armağan ederdim. Esmer renkli rüzgarlar dans ederdi kızıl saçlarında, buselerinde açan solgun yağmurlar, dizleri üstüne çöker ve entarine savrulurlardı. Utanırdın seni sevdiğimi her söylediğimde. Sen yanımda olduğun zamanlarda, akıp giden saatlere ağıtlar yakardım. Ama sana hiç belli etmezdim, en az sen kadar titrek ve ürkekti ellerim.<br />
<br />
Yerdeki çakıl taşlarına emanet ederdik umutlarımızı, masum dileklerini kaydırırken deniz yüzeyinde, gelecekte birbirimizi hiç bırakmamaya yeminler ederdik. Tüm kağıttan gemileri yakar ve tekrar söndürürdük. Kumların üzerinde yatan istiridyeler ile, mavi incili kolyeler yapardım sana. Yaldızlı gecelerde gökten düşen yıldızları sayar ve her kayan yıldızı bizim sanarak üzülürdün ki sen hiç bilmezdin ben, aşkın için özel kutup yıldızını saman yoluna bağlamıştım. Uğruna adamıştım, Karadeniz&#8217;in soğuk buzlu sularında yaşayan kırmızı yosunları. İpekten bir yuva inşa etmiştim, bulutların arasına, tüm dünya görmüştü fakat, bir sen hissedememiştin bakışlarımdaki sevgiyi.<br />
<br />
Tüm olasılıklardan vazgeçmiştim yokluğunda, tövbelerime düğümler atarak ayaklarına sermiştim gurur zindanlarımı. Sonbahar vururken yapraklarıma, gitmelerini boynu bükük izlerdi, her can çekişmesi.<br />
<br />
Bilinmez bir ömür çizgisinde, bata çıka ilerliyorum. Anılar canlanıyor her gece, hayalin pencere buğusuna yansırken, bin parçaya bölünüyor mayınlar döşenmiş gözlerim. Mazinin derinliklerine yaşatıyorken senli günleri, şimdi acılar günahlarını boynuma asarak yargılıyor çaresizliklerimi. Karanlık dünyama yıllardır bir ışık ararken, seninle yolum aydınlık olduğunu sanıyordum gittin ve artık hiçbir Temmuz sevişmesi bakire kalmayacak, biliyorum.<br />
<br />
Henüz küllenmedi düşlerime serpiştirdiğin zakkum çiçekleri, hala kor, hala alev ve hala bir yangın benliğime ettiğin yalanlar.<br />
<br />
Şimdi ağla, köz düşsün yüreğine, hiç sönmemek üzere.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #C71585;"><span style="font-weight: bold;">Gül dikeni batsa eline, benim yüreğim kanardı her defasında. Mutluluk kapıları kapanırdı, göz bebeklerime vuran dalgaların. İçimde yaşayan çocukluğum ağlarken, yüzümü kazağımın yeniyle siler, yanağımdan süzülen yaşları kimseye belli etmezdim.<br />
<br />
Yaralı bedenim kanatları kırılan bir kuş gibiydi, her saldırıya yenik düşer ve her defasında da tekrar doğrulmasını bilirdim. Sensizlik ile çevrilen umursamaz tavırlarına karşı, hep ceblerimde bir tebessüm taşırdım. Çiçek demetlerini sakladığını bilir, sırf bu yüzden her yanına geldiğimde, sana cennet buketleri armağan ederdim. Esmer renkli rüzgarlar dans ederdi kızıl saçlarında, buselerinde açan solgun yağmurlar, dizleri üstüne çöker ve entarine savrulurlardı. Utanırdın seni sevdiğimi her söylediğimde. Sen yanımda olduğun zamanlarda, akıp giden saatlere ağıtlar yakardım. Ama sana hiç belli etmezdim, en az sen kadar titrek ve ürkekti ellerim.<br />
<br />
Yerdeki çakıl taşlarına emanet ederdik umutlarımızı, masum dileklerini kaydırırken deniz yüzeyinde, gelecekte birbirimizi hiç bırakmamaya yeminler ederdik. Tüm kağıttan gemileri yakar ve tekrar söndürürdük. Kumların üzerinde yatan istiridyeler ile, mavi incili kolyeler yapardım sana. Yaldızlı gecelerde gökten düşen yıldızları sayar ve her kayan yıldızı bizim sanarak üzülürdün ki sen hiç bilmezdin ben, aşkın için özel kutup yıldızını saman yoluna bağlamıştım. Uğruna adamıştım, Karadeniz&#8217;in soğuk buzlu sularında yaşayan kırmızı yosunları. İpekten bir yuva inşa etmiştim, bulutların arasına, tüm dünya görmüştü fakat, bir sen hissedememiştin bakışlarımdaki sevgiyi.<br />
<br />
Tüm olasılıklardan vazgeçmiştim yokluğunda, tövbelerime düğümler atarak ayaklarına sermiştim gurur zindanlarımı. Sonbahar vururken yapraklarıma, gitmelerini boynu bükük izlerdi, her can çekişmesi.<br />
<br />
Bilinmez bir ömür çizgisinde, bata çıka ilerliyorum. Anılar canlanıyor her gece, hayalin pencere buğusuna yansırken, bin parçaya bölünüyor mayınlar döşenmiş gözlerim. Mazinin derinliklerine yaşatıyorken senli günleri, şimdi acılar günahlarını boynuma asarak yargılıyor çaresizliklerimi. Karanlık dünyama yıllardır bir ışık ararken, seninle yolum aydınlık olduğunu sanıyordum gittin ve artık hiçbir Temmuz sevişmesi bakire kalmayacak, biliyorum.<br />
<br />
Henüz küllenmedi düşlerime serpiştirdiğin zakkum çiçekleri, hala kor, hala alev ve hala bir yangın benliğime ettiğin yalanlar.<br />
<br />
Şimdi ağla, köz düşsün yüreğine, hiç sönmemek üzere.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SenSiz HayaLLer Kurmak iStiyoRum Artık]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4793.html</link>
			<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 19:13:26 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EmSaLSiZKIZ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4793.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">SenSiz HayaLLer Kurmak iStiorum Artık..Kackere<br />
denedm Bir biLsen Ama<br />
Yapamadım..oLmadı..OLamadı..Her Anımda<br />
Yanımdasın..Her hayaLimde Her<br />
dü&#36;ümde..<br />
Terkettin Beni i&#36;te Yarım<br />
Bıraktın Gittin..o haLdé Neden haLa<br />
HayaLLerimde<br />
RüyaLarımdasın..Bunun Cvßını kEndime<br />
bir vereßiLsem..Bir verebiLsem<br />
ahh..ahh..<br />
AkLım ALmıyor Artık HayaLLerime Giri&#36;ini..<br />
Cık Git HayaTımdanDa RüyaLarımdanda HayaLLerimdende..<br />
<br />
<br />
<br />
HayaL biLe Kurmak GeLmiyor iCimden..iCinde Sen OLan hiCbirSeyi<br />
iStemiyorum Artık..KahretSinkii Yanı baSımdasın haLa..<br />
Ben Senden kacmaya caLıstıkca Sanki Dahada YakLasıyorsun Bana..<br />
Sen OLmamaLı Bundan Sonraki Ya&#36;antımda..senLi CümLeLer<br />
kuRmamaLıyım..Ben OLan hicbirseyde Sen OLma..<br />
YokLuGunda CektiGim Acıyı VarLIgındada CektiRmee..<br />
Sus Ve Sadece Gitt..Cünkü Bénn..<br />
Sensiz hayaLLer Kurmak iStiyorum Artık..</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">SenSiz HayaLLer Kurmak iStiorum Artık..Kackere<br />
denedm Bir biLsen Ama<br />
Yapamadım..oLmadı..OLamadı..Her Anımda<br />
Yanımdasın..Her hayaLimde Her<br />
dü&#36;ümde..<br />
Terkettin Beni i&#36;te Yarım<br />
Bıraktın Gittin..o haLdé Neden haLa<br />
HayaLLerimde<br />
RüyaLarımdasın..Bunun Cvßını kEndime<br />
bir vereßiLsem..Bir verebiLsem<br />
ahh..ahh..<br />
AkLım ALmıyor Artık HayaLLerime Giri&#36;ini..<br />
Cık Git HayaTımdanDa RüyaLarımdanda HayaLLerimdende..<br />
<br />
<br />
<br />
HayaL biLe Kurmak GeLmiyor iCimden..iCinde Sen OLan hiCbirSeyi<br />
iStemiyorum Artık..KahretSinkii Yanı baSımdasın haLa..<br />
Ben Senden kacmaya caLıstıkca Sanki Dahada YakLasıyorsun Bana..<br />
Sen OLmamaLı Bundan Sonraki Ya&#36;antımda..senLi CümLeLer<br />
kuRmamaLıyım..Ben OLan hicbirseyde Sen OLma..<br />
YokLuGunda CektiGim Acıyı VarLIgındada CektiRmee..<br />
Sus Ve Sadece Gitt..Cünkü Bénn..<br />
Sensiz hayaLLer Kurmak iStiyorum Artık..</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kırıldım Aşk'a Ama Onun Haberi Yok...]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4792.html</link>
			<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 19:12:19 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EmSaLSiZKIZ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4792.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #9400D3;"><span style="font-weight: bold;">gittin..sevdamın öksüzlüğüne alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi.. suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni..ben alışkınım kendi yaralarımı kendim sarmaya..asıl acı olan ve kanatan unutulmak aslında...<br />
<br />
Biliyorum konuşacak birşeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok.Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum... Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım, sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum... Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda...<br />
<br />
Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de, engel olamadım gurursuz ama umutlu hasretine... Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum, imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor... Bir çocuk gibi isteklerimi bastıramıyorum... Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum... Bende olan seni, hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum...<br />
<br />
İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum! Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı... Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında... Isınabilmek için onlara sarılıyorum... Anlamsız ve cevapsız sorular hıhzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum... Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı...<br />
<br />
Belki de görmeyi istemek gerekiyordu... Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma... Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş itiraf etti sonunda... Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil... Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı, kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi, dokunacaktım, sarılacaktım. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de hiç niyetin yoktu aslında... Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum...<br />
<br />
Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor... Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana... Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde,gecede, uykumda... Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi... Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda degilsin ki? Gözyaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana...<br />
<br />
Gittin! Belki de hiç gelmemiştin ben, geldiğini sandım...Ayak uyduramadım yorgunluğuna...Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım...<br />
<br />
Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın; dokunuşlarında kendini bulan...Ama! En çok da imkânsızın oldum...<br />
<br />
Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum... İnanamadığın, Yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum...Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan gözyaşların, birikmişliğin oldum...Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum...Haketmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum...Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum? Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim... Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim?<br />
<br />
Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk... Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini, öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum... Seni halen benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum...<br />
<br />
Gittin! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi... Suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak...<br />
<br />
Söylesene unutulmak kime yakışıyor?<br />
Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor ...<br />
<br />
Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor... Görüyorsun işte, aşk'a ve sana ihanet etmiyorum benim kırgınlığım aşk'a... Sen üstüne alındın...<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #9400D3;"><span style="font-weight: bold;">gittin..sevdamın öksüzlüğüne alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi.. suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni..ben alışkınım kendi yaralarımı kendim sarmaya..asıl acı olan ve kanatan unutulmak aslında...<br />
<br />
Biliyorum konuşacak birşeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok.Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum... Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım, sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum... Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda...<br />
<br />
Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de, engel olamadım gurursuz ama umutlu hasretine... Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum, imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor... Bir çocuk gibi isteklerimi bastıramıyorum... Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum... Bende olan seni, hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum...<br />
<br />
İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum! Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı... Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında... Isınabilmek için onlara sarılıyorum... Anlamsız ve cevapsız sorular hıhzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum... Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı...<br />
<br />
Belki de görmeyi istemek gerekiyordu... Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma... Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş itiraf etti sonunda... Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil... Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı, kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi, dokunacaktım, sarılacaktım. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de hiç niyetin yoktu aslında... Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum...<br />
<br />
Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor... Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana... Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde,gecede, uykumda... Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi... Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda degilsin ki? Gözyaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana...<br />
<br />
Gittin! Belki de hiç gelmemiştin ben, geldiğini sandım...Ayak uyduramadım yorgunluğuna...Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım...<br />
<br />
Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın; dokunuşlarında kendini bulan...Ama! En çok da imkânsızın oldum...<br />
<br />
Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum... İnanamadığın, Yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum...Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan gözyaşların, birikmişliğin oldum...Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum...Haketmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum...Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum? Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim... Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim?<br />
<br />
Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk... Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini, öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum... Seni halen benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum...<br />
<br />
Gittin! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi... Suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak...<br />
<br />
Söylesene unutulmak kime yakışıyor?<br />
Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor ...<br />
<br />
Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor... Görüyorsun işte, aşk'a ve sana ihanet etmiyorum benim kırgınlığım aşk'a... Sen üstüne alındın...<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gelecek Olana (Aşk'a) Dair..]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4791.html</link>
			<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 19:11:26 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EmSaLSiZKIZ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4791.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF1493;"><span style="font-weight: bold;">Henüz gelmedin.<br />
<br />
Ne yol biliyorsun ne de iz. Ajandanda işaretli tarihler arasında yerim, telefon rehberinde önceliğim yok hala.<br />
<br />
Zamanım ve kimliğim belirsiz.<br />
<br />
Sen kendi yaşam öykünde sana biçilmiş rolünü oynamaya devam ediyorsun her zamanki gibi. Aynı yoldan işe gidip geliyorsun hergün, alışveriş yaptığın mağaza, mahalle bakkalın, faturalarını yatırdığın banka, haftasonu takıldığın alemci tayfan, haftada bir yaptığın aile ziyaretlerin aynı.<br />
<br />
Arada bir gözlerini tüm bu dış dünyadan alıp içine çevirdiğinde, dalıp gittiğinde sessiz, birşey olacağına dair tuhaf bir ürperti duyuyorsun. Bilinmezliğin çekici ama bir o kadar da ürkütücü yanı içini yakıyor.<br />
<br />
Silkiniyorsun hemen bu tuhaf duygudan kurtulmak için. Bir yolculuğun başında olduğunu biliyorsun. Ama yerin henüz ayrılmamış. Kalkış saati belirsiz.<br />
<br />
Adım adım yaklaşıyorsun, kıyılarında dolaşıyorsun, diğer yanı olacağın yaşamın, ortağı olacağın düşlerin...<br />
<br />
Henüz gelmedin.<br />
<br />
Meraklanma, bir kulağım kapıda bekliyor değilim zaten. Acelesi yok.<br />
<br />
Senin buldum sanarak yaşadığın hayalkırıklıkların, benim beklerken büyüttüğüm sancılar geçmedi daha. Yenidir. Ve olmadığı kadar derin. Bırak iyileşsin önce yüreklerimiz, sızısı dinsin acıyan yanlarımızın, tedavi edelim kendimizi önce.<br />
<br />
Eksik yanlarımızı tamamlayalım, fazlalıklarımızı törpüleyelim. Bizden önceki öyküleri bitirelim mesela. Son noktaları koyalım. Aramızda yeri olmasın yarım kalmış cümlelerin, tamamlanmamış hayatların, cevapsız soru işaretlerinin.<br />
<br />
Başka öykülerden alıntılar yapmayalım, başkalarının kelimelerini sarfetmeyelim birbirimize. Sadece bizim öykümüz olsun, şu anda kağıda dökülen. Tek kahramanları senle ben olsun. &#8220;Biz&#8221; olalım...<br />
<br />
Hazır olalım hem hayata, hem de birbirimize. Güzel bir bahar gününde, aynı kaldırımdan geçerken yanyana mesela, birbirimizi es geçmeyelim. Kaçırmayalım gözlerimizi. Başlamadan bitirmeyelim yaşanacakları.. Bizimki birbirimizi bulamadığımız, bulunca da birbirimizi vakitsizce harcadığımız kısacık bir aşk öyküsü olmasın.<br />
<br />
Henüz gelmedin.<br />
<br />
Geldiğinde ıslık çalmana gerek yok. Ya da kapıya şifreli vurmana. Sen vakti geldiğinde, sessizce karşıma çık yeter.<br />
<br />
Yüreğim bilir.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF1493;"><span style="font-weight: bold;">Henüz gelmedin.<br />
<br />
Ne yol biliyorsun ne de iz. Ajandanda işaretli tarihler arasında yerim, telefon rehberinde önceliğim yok hala.<br />
<br />
Zamanım ve kimliğim belirsiz.<br />
<br />
Sen kendi yaşam öykünde sana biçilmiş rolünü oynamaya devam ediyorsun her zamanki gibi. Aynı yoldan işe gidip geliyorsun hergün, alışveriş yaptığın mağaza, mahalle bakkalın, faturalarını yatırdığın banka, haftasonu takıldığın alemci tayfan, haftada bir yaptığın aile ziyaretlerin aynı.<br />
<br />
Arada bir gözlerini tüm bu dış dünyadan alıp içine çevirdiğinde, dalıp gittiğinde sessiz, birşey olacağına dair tuhaf bir ürperti duyuyorsun. Bilinmezliğin çekici ama bir o kadar da ürkütücü yanı içini yakıyor.<br />
<br />
Silkiniyorsun hemen bu tuhaf duygudan kurtulmak için. Bir yolculuğun başında olduğunu biliyorsun. Ama yerin henüz ayrılmamış. Kalkış saati belirsiz.<br />
<br />
Adım adım yaklaşıyorsun, kıyılarında dolaşıyorsun, diğer yanı olacağın yaşamın, ortağı olacağın düşlerin...<br />
<br />
Henüz gelmedin.<br />
<br />
Meraklanma, bir kulağım kapıda bekliyor değilim zaten. Acelesi yok.<br />
<br />
Senin buldum sanarak yaşadığın hayalkırıklıkların, benim beklerken büyüttüğüm sancılar geçmedi daha. Yenidir. Ve olmadığı kadar derin. Bırak iyileşsin önce yüreklerimiz, sızısı dinsin acıyan yanlarımızın, tedavi edelim kendimizi önce.<br />
<br />
Eksik yanlarımızı tamamlayalım, fazlalıklarımızı törpüleyelim. Bizden önceki öyküleri bitirelim mesela. Son noktaları koyalım. Aramızda yeri olmasın yarım kalmış cümlelerin, tamamlanmamış hayatların, cevapsız soru işaretlerinin.<br />
<br />
Başka öykülerden alıntılar yapmayalım, başkalarının kelimelerini sarfetmeyelim birbirimize. Sadece bizim öykümüz olsun, şu anda kağıda dökülen. Tek kahramanları senle ben olsun. &#8220;Biz&#8221; olalım...<br />
<br />
Hazır olalım hem hayata, hem de birbirimize. Güzel bir bahar gününde, aynı kaldırımdan geçerken yanyana mesela, birbirimizi es geçmeyelim. Kaçırmayalım gözlerimizi. Başlamadan bitirmeyelim yaşanacakları.. Bizimki birbirimizi bulamadığımız, bulunca da birbirimizi vakitsizce harcadığımız kısacık bir aşk öyküsü olmasın.<br />
<br />
Henüz gelmedin.<br />
<br />
Geldiğinde ıslık çalmana gerek yok. Ya da kapıya şifreli vurmana. Sen vakti geldiğinde, sessizce karşıma çık yeter.<br />
<br />
Yüreğim bilir.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ne Dersin]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4790.html</link>
			<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 19:08:27 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EmSaLSiZKIZ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4790.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">O'na...<br />
<br />
 Senden önce ne yapardım ben,bunu hatırlamaya çalışıyorum. Hatırlamaya çalıştıkça da kocaman bir boşluğun içine yuvarlanmış gibi oluyorum. Senden önce ne yapardım ben?<br />
<br />
 Niye düşündükçe herşey boş ve anlamsız?Şaşırıyorum çünkü bir insanın hayatını bir başka insan nasıl bu kadar değiştirebilir ki?Sen olmadan önce anlamsız mıydı hayatım? Değildi elbette. Belki hayatıma seninle birlikte yüklenen anlam, daha önce yaşanan herşeyi silip götürdü... Ne dersin ?<br />
<br />
 Doymak bilmeyen bebeklerin annesini gözlemesi gibi gözlüyorum bende seni. Sürekli senden gelecek bir haberi beker durumdayım. Zamanı seninle nasıl geçireceğimi hayal eder durumdayım.<br />
<br />
 Ne yaptın bana bilmiyorum. Aşksa aşk, sevdaysa sevda. Daha önce de yaşadım en koyu aşkları.. Ama bu başka bir şey. Hani aşktanda üstün diyeceğim, bir türk filminin kavuşamayan iki kahramanı gibi olacak. Bu da değil.<br />
<br />
 Senden önce nasıl mutlu olurdum ben?Neler sevindirirdi beni? Yine aynı kitapları okurdum, yine aynı müzikleri dinlerdim. Ama senden sonra sanki hayatımda ilk kez müzik dinliyormuşum gibi geliyor. İlk kez bir kitabı elimden bırakmadan her satırını beynime kazıyarak okuyorum...<br />
<br />
 Ansızın hayatıma girdiğin o andan öncesi yok.. Daha ne olduğunu anlayamadan birdenbire doldun içime.. Teslimdim artık sana, yüreğimle.. bedenimle.. ruhumla teslimdim. Varlığınla hayatımı değiştirmene seviniyorum; ama, senden öncesini hatırlamayan ben gidersen ne yapacağım? ya herşey tıpkı hayatıma girişin gibi yarım kalırsa? Gidersen ve ben yarım kalırsam herşey yabancı gelecek bana. Herşeyi yeniden öğreneceğim. Üstelik öğretmenim de olmayacak. Bunu yapabilir miyim bilmiyorum. Düşüncesi bile ruhumu karartıyor. Senden önce ne yapardım ben? Nasıl mutlu olurdum?Ya gidersen? Nasıl yaşarım ben senden sonra?Söylesene sevgili... ne yaptın bana?....<br />
<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">O'na...<br />
<br />
 Senden önce ne yapardım ben,bunu hatırlamaya çalışıyorum. Hatırlamaya çalıştıkça da kocaman bir boşluğun içine yuvarlanmış gibi oluyorum. Senden önce ne yapardım ben?<br />
<br />
 Niye düşündükçe herşey boş ve anlamsız?Şaşırıyorum çünkü bir insanın hayatını bir başka insan nasıl bu kadar değiştirebilir ki?Sen olmadan önce anlamsız mıydı hayatım? Değildi elbette. Belki hayatıma seninle birlikte yüklenen anlam, daha önce yaşanan herşeyi silip götürdü... Ne dersin ?<br />
<br />
 Doymak bilmeyen bebeklerin annesini gözlemesi gibi gözlüyorum bende seni. Sürekli senden gelecek bir haberi beker durumdayım. Zamanı seninle nasıl geçireceğimi hayal eder durumdayım.<br />
<br />
 Ne yaptın bana bilmiyorum. Aşksa aşk, sevdaysa sevda. Daha önce de yaşadım en koyu aşkları.. Ama bu başka bir şey. Hani aşktanda üstün diyeceğim, bir türk filminin kavuşamayan iki kahramanı gibi olacak. Bu da değil.<br />
<br />
 Senden önce nasıl mutlu olurdum ben?Neler sevindirirdi beni? Yine aynı kitapları okurdum, yine aynı müzikleri dinlerdim. Ama senden sonra sanki hayatımda ilk kez müzik dinliyormuşum gibi geliyor. İlk kez bir kitabı elimden bırakmadan her satırını beynime kazıyarak okuyorum...<br />
<br />
 Ansızın hayatıma girdiğin o andan öncesi yok.. Daha ne olduğunu anlayamadan birdenbire doldun içime.. Teslimdim artık sana, yüreğimle.. bedenimle.. ruhumla teslimdim. Varlığınla hayatımı değiştirmene seviniyorum; ama, senden öncesini hatırlamayan ben gidersen ne yapacağım? ya herşey tıpkı hayatıma girişin gibi yarım kalırsa? Gidersen ve ben yarım kalırsam herşey yabancı gelecek bana. Herşeyi yeniden öğreneceğim. Üstelik öğretmenim de olmayacak. Bunu yapabilir miyim bilmiyorum. Düşüncesi bile ruhumu karartıyor. Senden önce ne yapardım ben? Nasıl mutlu olurdum?Ya gidersen? Nasıl yaşarım ben senden sonra?Söylesene sevgili... ne yaptın bana?....<br />
<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Eski Kocayla Görüşmek Boşanma Nedeni]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4789.html</link>
			<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 23:34:13 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EmSaLSiZKIZ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4789.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Eski kocayla görüşmek boşanma nedeni<br />
<br />
Yargıtay, eski eşle görüşmeyi boşanma nedeni saydı, olayı cinsel şiddete yönelik bir davranış olarak yorumladı<br />
YARGITAY 2. Hukuk Dairesi, eski eşle görüşmeye devam etmeyi boşanma nedeni saydı. Eski eşle görüşmenin güven sarsıcı bir durum olduğuna dikkat çeken Yargıtay, bu durumu cinsel şiddete yönelik bir eylem olarak yorumladı. Yargıtay, kendisine karşı boşanma davası açan kocasının, sık sık eski eşiyle görüştüğünü ve görüşmelerin uzun sürdüğünü belirten kadını haklı buldu. Yerel mahkeme, kadın tarafından açılan boşanma davasını reddetti. Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eski eşle görüşmeyi cinsel şiddete yönelik bir davranış olarak yorumladı ve mahkemenin kararını bozdu.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Eski kocayla görüşmek boşanma nedeni<br />
<br />
Yargıtay, eski eşle görüşmeyi boşanma nedeni saydı, olayı cinsel şiddete yönelik bir davranış olarak yorumladı<br />
YARGITAY 2. Hukuk Dairesi, eski eşle görüşmeye devam etmeyi boşanma nedeni saydı. Eski eşle görüşmenin güven sarsıcı bir durum olduğuna dikkat çeken Yargıtay, bu durumu cinsel şiddete yönelik bir eylem olarak yorumladı. Yargıtay, kendisine karşı boşanma davası açan kocasının, sık sık eski eşiyle görüştüğünü ve görüşmelerin uzun sürdüğünü belirten kadını haklı buldu. Yerel mahkeme, kadın tarafından açılan boşanma davasını reddetti. Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eski eşle görüşmeyi cinsel şiddete yönelik bir davranış olarak yorumladı ve mahkemenin kararını bozdu.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cinsel istismara ağır hapis !]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4788.html</link>
			<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 23:33:24 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EmSaLSiZKIZ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4788.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Trabzon&#8217;da karar verildi.. Erkek çocuğa cinsel istismara 13 yıl 4 ay ağır hapis !07 Aralık 2006 16:43<br />
<br />
Trabzon'un Pelitli Beldesi'nde yaklaşık 1.5 yıl önce 8 yaşındaki erkek çocuğa cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan şahıs, toplam 13 yıl 4 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.<br />
<br />
Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, tutuklu sanık Ekrem Z. (32) hazır bulundu. Tahliyesini isteyen Ekrem Z. hakkında mahkeme heyeti, 15 yaşından küçük çocuğa cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla ilk olarak 9 yıl hapis cezasına karar verirken, daha sonra H.C.S. isimli 8 yaşındaki çocuğun ruh ve beden sağlığına zarar verdiği gerekçesiyle mağdurun yaşını da nazara alarak 16 yıl hapis cezasına hüküm verdi.<br />
<br />
Mahkeme heyeti daha sonra sanığın pişmanlık duyması nedeniyle cezasında indirime giderek 13 yıl 4 ay ağır hapis cezası olarak belirledi.<br />
<br />
Trabzon'un Pelitli Beldesi'nde fırıncılık yapan Ekrem Z, 2 Temmuz 2005 tarihinde akşam saatlerinde fırından ekmek almaya gelen H.C.S. isimli 8 yaşındaki çocuğu fırın içine alarak cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle tutuklanmıştı.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Trabzon&#8217;da karar verildi.. Erkek çocuğa cinsel istismara 13 yıl 4 ay ağır hapis !07 Aralık 2006 16:43<br />
<br />
Trabzon'un Pelitli Beldesi'nde yaklaşık 1.5 yıl önce 8 yaşındaki erkek çocuğa cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan şahıs, toplam 13 yıl 4 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.<br />
<br />
Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, tutuklu sanık Ekrem Z. (32) hazır bulundu. Tahliyesini isteyen Ekrem Z. hakkında mahkeme heyeti, 15 yaşından küçük çocuğa cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla ilk olarak 9 yıl hapis cezasına karar verirken, daha sonra H.C.S. isimli 8 yaşındaki çocuğun ruh ve beden sağlığına zarar verdiği gerekçesiyle mağdurun yaşını da nazara alarak 16 yıl hapis cezasına hüküm verdi.<br />
<br />
Mahkeme heyeti daha sonra sanığın pişmanlık duyması nedeniyle cezasında indirime giderek 13 yıl 4 ay ağır hapis cezası olarak belirledi.<br />
<br />
Trabzon'un Pelitli Beldesi'nde fırıncılık yapan Ekrem Z, 2 Temmuz 2005 tarihinde akşam saatlerinde fırından ekmek almaya gelen H.C.S. isimli 8 yaşındaki çocuğu fırın içine alarak cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle tutuklanmıştı.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yargıtay, Hakimleri Uyardı: Davaları 1 Günde Bitirin]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4787.html</link>
			<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 23:32:58 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EmSaLSiZKIZ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4787.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">Türkiye, uzun yıllar yargının yavaş çalışmasını konuştu, geciken adaletin devlete güveni sarstığı üzerinde duruldu. Son dönemlerde yargı reformu kapsamında önemli adımlar atıldı.<br />
 <br />
Yeni Ceza Muhakemesi Kanunu'yla (CMK) davaların kısa sürede bitirilmesi için &#8216;iddianamenin iadesi' sistemi getirildi. Yargıtay da geçtiğimiz günlerde bir karar alarak davaların tek duruşmada sonuçlandırılmasını istedi. Kocaeli'ndeki yerel mahkeme ile başsavcılık arasında yaşanan uyuşmazlığı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi, yeni yasaya göre iddianamelerin bütün delillerle birlikte eksiksiz hazırlanması gerektiğini belirtti. Yüksek Mahkeme, davaların &#8216;tek veya zorunlu olduğunda birbirini izleyen oturumlarda ve hatta olanaklı ise bir günde sonuçlandırılması' gerektiğinin altını çizdi.<br />
<br />
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, meydana gelen bir hırsızlık olayıyla ilgili soruşturma yaptıktan sonra iddianame düzenleyerek şüpheli şahıs hakkında hırsızlık suçundan dava açtı. Ancak Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesi delillerin yetersiz olduğu gerekçesiyle başsavcılığın iddianamesini, eksikliklerin tamamlanması için geri çevirdi. İddianamenin iadesi kararına karşı başsavcılığın yaptığı itiraz bir üst mahkeme olan Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. İddianamenin iadesine ilişkin kararın yasaya aykırı olduğunda ısrar eden Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanlığı'na müracaat ederek yazılı emir yoluyla kararın bozulmasını talep etti.<br />
<br />
Bakanlığın, yerel mahkemenin kararının bozulması yönündeki yazılı emir başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi, yeni Ceza Muhakemesi Kanunu'yla (CMK) davaların kısa sürede bitirilmesi için iddianamenin iadesi sistemi getirildiğini, bu nedenle davaların mümkünse 1 günde sonuçlandırılması gerektiğini vurguladı. Dava konusu olayda hırsızlık suçunun şüpheli şahıs tarafından işlenip işlenmediğinin tespiti için olay yeri inceleme, parmak izi tespit ve karşılaştırma belgelerinin iddianameye eklenmesinin zorunlu olduğu kaydedildi. Delil eksikliği nedeniyle iddianameyi iade eden yerel mahkemenin kararını yerinde bulan Yargıtay, gerekçeli kararında şu açıklamaya yer verdi: "Davanın tek veya zorunlu olduğunda birbirini izleyen oturumlarda bir günde sonuçlandırılabilmesi için, iddianamenin hukuken geçerli, yeterli ve elverişli kanıtların toplanmasından sonra, tüm yönleriyle doğru ve eksiksiz olarak mahkemeye verilmesi gerekir."<br />
<br />
İddianameyi iade etme hakkını veren yasanın yürürlüğe girmesiyle mahkemeler çok sayıda iddianameyi savcılara iade etmeye başladı. Bu durum hakimlerle savcılar arasında gerginliğe neden oldu. Adalet Bakanlığı müfettişleri de iddianamelerin geri gönderilme nedenlerini tespit ederek savcılar için tavsiye listesi hazırlayıp davaların uzamasına neden olacak hatalardan kaçınılması istedi. 1 Haziran 2005&#8217;de yürürlüğe giren yeni CMK, iddianamenin iadesi sistemini getirdi. Buna göre, savcıların iyi bir hazırlık soruşturması yaparak davanın kısa bir sürede sonuçlanmasını sağlayacak bir iddianame hazırlaması gerekiyor. 174. madde iddianamede, suçun &#8216;şüpheye yer bırakmayacak şekilde' işlendiğine dair deliller bulunmasını talep ediyor.<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
Zamanaşımına uğrayıp düşen ünlü davalar<br />
Susurluk'un kayıp silahları: Emniyet Özel Harekât Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin'in de aralarında bulunduğu 10 polisin 'kayıp silahlar' davası 7,5 yılda sonuçlanmadğı için zamanaşımına uğradı.<br />
<br />
Örtülü ödenek: DYP eski Genel Başkanı Tansu Çiller'in başbakan olduğu dönemde 'örtülü ödenek'ten dolandırıcı Selçuk Parsadan'a verildiği öne sürülen 5,5 milyar liranın tahsili davası zamanaşımına uğradı.<br />
<br />
Alaattin Çakıcı: Alaattin Çakıcı hakkında Hıncal Uluç, Emin Cankurtaran, Engin Civan'ı yaralamaya azmettirmekten açılan davalar zamanaşımından düştü.<br />
<br />
Cavit Çağlar: Cavit Çağlar'ın şirketi Nergis Holding AŞ'nin, 1995'te Ascor firmasına ait 91 paravan şirketten aldığı sahte faturalarla 445 milyar liralık haksız KDV aldığı iddialı dava, zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle düştü.<br />
<br />
Hayali ihracat: Hayali ihracat yolsuzluklarıyla gündeme gelen Yahya Demirel&#8217;in hayali ihracat davası 1987 yılında zamanaşımına uğradı.<br />
<br />
Orhan Aslıtürk: &#8216;Naylon fatura&#8217; yolsuzluğundan hakkında dava açılan Şişli eski Belediye Başkanı Gülay Çokay'ın eski kocası Orhan Aslıtürk'ün vergi kaçakçılığından yargılandığı dava zamanaşımına uğradı.<br />
<br />
Batık bankalar: 1994'teki ekonomik kriz sırasında batan TYT Bank, Marmarabank ve İmpexbank'ın sahipleri Bülent Ener, Atilla Uras, Eliyeşil ailesi ve damatları Emlakbank eski Genel Müdürü Bülent Şemiler hakkında açılan davalar zamanaşımına uğradı.<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">Türkiye, uzun yıllar yargının yavaş çalışmasını konuştu, geciken adaletin devlete güveni sarstığı üzerinde duruldu. Son dönemlerde yargı reformu kapsamında önemli adımlar atıldı.<br />
 <br />
Yeni Ceza Muhakemesi Kanunu'yla (CMK) davaların kısa sürede bitirilmesi için &#8216;iddianamenin iadesi' sistemi getirildi. Yargıtay da geçtiğimiz günlerde bir karar alarak davaların tek duruşmada sonuçlandırılmasını istedi. Kocaeli'ndeki yerel mahkeme ile başsavcılık arasında yaşanan uyuşmazlığı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi, yeni yasaya göre iddianamelerin bütün delillerle birlikte eksiksiz hazırlanması gerektiğini belirtti. Yüksek Mahkeme, davaların &#8216;tek veya zorunlu olduğunda birbirini izleyen oturumlarda ve hatta olanaklı ise bir günde sonuçlandırılması' gerektiğinin altını çizdi.<br />
<br />
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, meydana gelen bir hırsızlık olayıyla ilgili soruşturma yaptıktan sonra iddianame düzenleyerek şüpheli şahıs hakkında hırsızlık suçundan dava açtı. Ancak Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesi delillerin yetersiz olduğu gerekçesiyle başsavcılığın iddianamesini, eksikliklerin tamamlanması için geri çevirdi. İddianamenin iadesi kararına karşı başsavcılığın yaptığı itiraz bir üst mahkeme olan Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. İddianamenin iadesine ilişkin kararın yasaya aykırı olduğunda ısrar eden Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanlığı'na müracaat ederek yazılı emir yoluyla kararın bozulmasını talep etti.<br />
<br />
Bakanlığın, yerel mahkemenin kararının bozulması yönündeki yazılı emir başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi, yeni Ceza Muhakemesi Kanunu'yla (CMK) davaların kısa sürede bitirilmesi için iddianamenin iadesi sistemi getirildiğini, bu nedenle davaların mümkünse 1 günde sonuçlandırılması gerektiğini vurguladı. Dava konusu olayda hırsızlık suçunun şüpheli şahıs tarafından işlenip işlenmediğinin tespiti için olay yeri inceleme, parmak izi tespit ve karşılaştırma belgelerinin iddianameye eklenmesinin zorunlu olduğu kaydedildi. Delil eksikliği nedeniyle iddianameyi iade eden yerel mahkemenin kararını yerinde bulan Yargıtay, gerekçeli kararında şu açıklamaya yer verdi: "Davanın tek veya zorunlu olduğunda birbirini izleyen oturumlarda bir günde sonuçlandırılabilmesi için, iddianamenin hukuken geçerli, yeterli ve elverişli kanıtların toplanmasından sonra, tüm yönleriyle doğru ve eksiksiz olarak mahkemeye verilmesi gerekir."<br />
<br />
İddianameyi iade etme hakkını veren yasanın yürürlüğe girmesiyle mahkemeler çok sayıda iddianameyi savcılara iade etmeye başladı. Bu durum hakimlerle savcılar arasında gerginliğe neden oldu. Adalet Bakanlığı müfettişleri de iddianamelerin geri gönderilme nedenlerini tespit ederek savcılar için tavsiye listesi hazırlayıp davaların uzamasına neden olacak hatalardan kaçınılması istedi. 1 Haziran 2005&#8217;de yürürlüğe giren yeni CMK, iddianamenin iadesi sistemini getirdi. Buna göre, savcıların iyi bir hazırlık soruşturması yaparak davanın kısa bir sürede sonuçlanmasını sağlayacak bir iddianame hazırlaması gerekiyor. 174. madde iddianamede, suçun &#8216;şüpheye yer bırakmayacak şekilde' işlendiğine dair deliller bulunmasını talep ediyor.<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
Zamanaşımına uğrayıp düşen ünlü davalar<br />
Susurluk'un kayıp silahları: Emniyet Özel Harekât Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin'in de aralarında bulunduğu 10 polisin 'kayıp silahlar' davası 7,5 yılda sonuçlanmadğı için zamanaşımına uğradı.<br />
<br />
Örtülü ödenek: DYP eski Genel Başkanı Tansu Çiller'in başbakan olduğu dönemde 'örtülü ödenek'ten dolandırıcı Selçuk Parsadan'a verildiği öne sürülen 5,5 milyar liranın tahsili davası zamanaşımına uğradı.<br />
<br />
Alaattin Çakıcı: Alaattin Çakıcı hakkında Hıncal Uluç, Emin Cankurtaran, Engin Civan'ı yaralamaya azmettirmekten açılan davalar zamanaşımından düştü.<br />
<br />
Cavit Çağlar: Cavit Çağlar'ın şirketi Nergis Holding AŞ'nin, 1995'te Ascor firmasına ait 91 paravan şirketten aldığı sahte faturalarla 445 milyar liralık haksız KDV aldığı iddialı dava, zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle düştü.<br />
<br />
Hayali ihracat: Hayali ihracat yolsuzluklarıyla gündeme gelen Yahya Demirel&#8217;in hayali ihracat davası 1987 yılında zamanaşımına uğradı.<br />
<br />
Orhan Aslıtürk: &#8216;Naylon fatura&#8217; yolsuzluğundan hakkında dava açılan Şişli eski Belediye Başkanı Gülay Çokay'ın eski kocası Orhan Aslıtürk'ün vergi kaçakçılığından yargılandığı dava zamanaşımına uğradı.<br />
<br />
Batık bankalar: 1994'teki ekonomik kriz sırasında batan TYT Bank, Marmarabank ve İmpexbank'ın sahipleri Bülent Ener, Atilla Uras, Eliyeşil ailesi ve damatları Emlakbank eski Genel Müdürü Bülent Şemiler hakkında açılan davalar zamanaşımına uğradı.<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ORGAN VE DOKU ALINMASI, SAKLANMASI VE NAKLİ HAKKINDA KANUN]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4786.html</link>
			<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 23:32:24 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EmSaLSiZKIZ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4786.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Kanun Numarası : 2238<br />
Kabul Tarihi : 29/5/1979<br />
Yayımlandığı R. Gazete : Tarih: 3/6/1979 Sayı: 16655<br />
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 18 Sayfa: 150<br />
<br />
I. BÖLÜM<br />
Genel Hükümler<br />
Amaç:<br />
<br />
Madde 1 - Tedavi, teşhis ve bilimsel amaçlarla organ ve doku alınması,sak-<br />
lanması, aşılanması ve nakli bu kanun hükümlerine tabidir.<br />
Kapsam:<br />
<br />
Madde 2 - Bu Kanunda sözü edilen organ ve doku deyiminden, insan organizma-<br />
sını oluşturan her türlü organ ve doku ile bunların parçaları anlaşılır.<br />
Oto - grefler, saç ve deri alınması, aşılanması ve nakli ile kan transfüzyo-<br />
nu bu kanun hükümlerine tabi olmayıp, yürürlükte bulunan sağlık yasaları, tüzük-<br />
leri, yönetmelikleri ve tıbbi deontoloji kuralları çerçevesinde gerçekleştiri-<br />
lir.<br />
<br />
Madde 3 - Bir bedel veya başkaca çıkar karşılığı, organ ve doku alınması ve<br />
satılması yasaktır.<br />
<br />
Madde 4 - Bilimsel, istatistiki ve haber niteliğindeki bilgi dağıtımı halle-<br />
ri ayrık olmak üzere, organ ve doku alınması ve verilmesine ilişkin her türlü<br />
reklam yasaktır.<br />
II. BÖLÜM<br />
Yaşayan Kişilerden Organ ve Doku Alınması<br />
Yaş ve nitelik:<br />
<br />
Madde 5 - Onsekiz yaşını doldurmamış ve mümeyyiz olmayan kişilerden organ ve<br />
doku alınması yasaktır.<br />
Muvafakat:<br />
<br />
Madde 6 - Onsekiz yaşını doldurmuş ve mümeyyiz olan bir kişiden organ ve do-<br />
ku alınabilmesi için vericinin en az iki tanık huzurunda açık, bilinçli ve te-<br />
sirden uzak olarak önceden verilmiş yazılı ve imzalı veya en az iki tanık önünde<br />
sözlü olarak beyan edip imzaladığı tutanağın bir hekim tarafından onaylanması<br />
zorunludur.<br />
<br />
KANUNLAR, ŞUBAT 1989 (EK - 3)<br />
<br />
<br />
<br />
Bilgi verme ve araştırma yükümlülüğü:<br />
<br />
Madde 7 - Organ ve doku alacak hekimler:<br />
a) Vericiye, uygun bir biçimde ve ayrıntıda organ ve doku alınmasının yara-<br />
tabileceği tehlikeler ile, bunun tıbbi, psikolojik, ailevi ve sosyal sonuçları<br />
hakkında bilgi vermek;<br />
b) Organ ve doku verenin, alıcıya sağlayacağı yararlar hakkında vericiyi ay-<br />
dınlatmak;<br />
c) Akli ve ruhi durumu itibariyle kendiliğinden karar verebilecek durumda<br />
olmayan kişilerin vermek istedikleri organ ve dokuları almayı reddetmek;<br />
d) Vericinin evli olması halinde birlikte yaşadığı eşinin, vericinin organ<br />
ve doku verme kararından haberi olup olmadığını araştırıp öğrenmek ve öğrendiği-<br />
ni bir tutanakla tespit etmek;<br />
e) Bedel veya başkaca çıkar karşılığı veya insancıl amaca uymayan bir düşün-<br />
ce ile verilmek istenen organ ve dokuların alınmasını reddetmek;<br />
f) Kan veya sıhri hısımlık veya yakın kişisel ilişkilerin mevcut olduğu du-<br />
rumlar ayrık olmak üzere, alıcının ve vericinin isimlerini açıklamamak;<br />
Zorundadırlar.<br />
<br />
Alınamayacak organ ve dokular:<br />
<br />
Madde 8 - Vericinin yaşamını mutlak surette sona erdirecek veya tehlikeye<br />
sokacak olan organ ve dokuların alınması, yasaktır.<br />
<br />
Tahlil ve inceleme yapma zorunluluğu:<br />
<br />
Madde 9 - Organ ve doku alınması, aşılanması ve naklinden önce verici ve<br />
alıcının yaşamı ve sağlığı için söz konusu olabilecek tehlikeleri azaltmak ama-<br />
cıyla gerekli tıbbi inceleme ve tahlillerin yapılması ve sonucunun bir olurlu-<br />
luk raporu ile saptanması zorunludur.<br />
<br />
Organ ve doku almaya, saklamaya, aşılamaya ve nakline yetkili sağlık kurum-<br />
ları:<br />
<br />
Madde 10- Organ ve doku alınması, saklanması, aşılanması ve naklinin, bu iş-<br />
ler için gerekli uzman personele, araç ve gerece sahip sağlık kurumlarınca ya-<br />
pılması zorunludur.<br />
<br />
III. BÖLÜM<br />
Ölüden Organ ve Doku Alınması<br />
<br />
Ölüm halinin saptanması:<br />
<br />
Madde 11 - Bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak tıbbi ölüm hali, bilimin<br />
ülkede ulaştığı düzeydeki kuralları ve yöntemleri uygulanmak suretiyle, biri<br />
kardiolog, biri nörolog, biri nöroşirürjiyen ve biri de anesteziyolji ve reani-<br />
masyon uzmanından oluşan 4 kişilik hekimler kurulunca oy birliği ile saptanır.<br />
<br />
Hekimlere ilişkin yasak işlemler:<br />
<br />
Madde 12 - Alıcının müdavi hekimi ile organ ve doku alınması, saklanması,<br />
aşılanması ve naklini gerçekleştirecek olan hekimlerin, ölüm halini saptayacak<br />
olan hekimler kurulunda yer almaları yasaktır.<br />
<br />
Tutanak düzenleme:<br />
<br />
Madde 13 - 11 inci maddeye göre ölüm halini saptayan hekimlerin ölüm tarihi-<br />
ni, saatini ve ölüm halinin nasıl saptandığını gösteren ve imzalarını taşıyan<br />
bir<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
tutanak düzenleyip organ ve dokunun alındığı sağlık kurumuna vermek zorundadır-<br />
lar. Bu tutanak ve ekleri ilgili sağlık kurumunda on yıl süre ile saklanır.<br />
<br />
Ölüden organ ve doku alma koşulu ve cesetlerin bilimsel araştırma için muha-<br />
fazası: (1)<br />
<br />
Madde 14 - Bir kimse sağlığında vücudunun tamamını veya organ ve dokularını,<br />
tedavi, teşhis ve bilimsel amaçlar için bıraktığını resmi veya yazılı bir vasi-<br />
yetle belirtmemiş veya bu konudaki isteğini iki tanık huzurunda açıklamamış ise<br />
sırasıyla ölüm anında yanında bulunan eşi, reşit çocukları, ana veya babası veya<br />
kardeşlerinden birisinin; bunlar yoksa yanında bulunan herhangi bir yakınının<br />
muvafakatiyle ölüden organ veya doku alınabilir.<br />
Aksine bir vasiyet veya beyan yoksa, kornea gibi ceset üzerinde bir değişik-<br />
lik yapmayan dokular alınabilir.<br />
Ölü, sağlığında kendisinden ölümünden sonra organ veya doku alınmasına karşı<br />
olduğunu belirtmişse organ ve doku alınamaz.<br />
<br />
(Değişik: 21/1/1982 - 2594/1 md.) Kaza veya doğal afetler sonucu vücudunun<br />
uğradığı ağır harabiyet nedeniyle yaşamı sona ermiş olan bir kişinin yanında yu-<br />
karıda sayılan kimseleri yoksa, sağlam doku ve organları, tıbbi ölüm halinin<br />
alınacak organlara bağlı olmadığı 11 inci maddede belirlenen hekimler kurulunun<br />
raporuyla belgelenmek kaydıyla, yaşamı organ ve doku nakline bağlı olan kişilere<br />
ve naklinde ivedilik ve tıbbi zorunluluk bulunan durumlarda vasiyet ve rıza<br />
aranmaksızın organ ve doku nakli yapılabilir. Bu hallerde, adli otopsi, bu iş-<br />
lemler tamamlandıktan sonra yapılır ve hekimler kurulunun raporu adli muayene ve<br />
otopsi tutanağına geçirilir ve evrakına eklenir.<br />
<br />
(Ek: 21/1/1982 - 2594/1 md.) Ayrıca vücudunu ölümden sonra inceleme ve araş-<br />
tırma faaliyetlerinde faydalanılmak üzere vasiyet edenlerle yataklı tedavi ku-<br />
rumlarında ölen veya bunların morglarına getirilen ve kimsenin sahip çıkmadığı<br />
ve adli kovuşturma ile ilgisi olmayan cesetler aksine bir vesiyet olmadığı tak-<br />
dirde 6 aya kadar muhafaza edilmek ve bilimsel araştırma için kullanılmak üzere<br />
ilgili yüksek öğretim kurumlarına verilebilirler. Bu cesetlerin defin hususu da-<br />
hil tabi olacakları işlemler Adalet, İçişleri, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlık-<br />
larınca bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren 3 ay içinde çıkarılacak yönetme-<br />
likle belirlenir.<br />
IV. BÖLÜM<br />
Ceza Hükümleri<br />
<br />
Yasak eylemler:<br />
<br />
Madde 15 - Bu Kanuna aykırı şekilde organ ve doku alan, saklayan, aşılayan<br />
ve nakledenlerle bunların alım ve satımını yapanlar, alım ve satımına aracılık<br />
edenler veya bunun komisyonculuğunu yapanlar hakkında, fiil daha ağır bir cezayı<br />
gerektirmediği takdirde iki yıldan dört yıla kadar hapis ve 50.000 liradan<br />
100.000 liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur.<br />
<br />
<br />
Madde 16 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.<br />
<br />
<br />
Madde 17 - Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.<br />
---------------------------<br />
(1) 21/1/1982 tarih ve 2594 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değiştirilen madde<br />
başlığı metindeki yerine işlenmiştir.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Kanun Numarası : 2238<br />
Kabul Tarihi : 29/5/1979<br />
Yayımlandığı R. Gazete : Tarih: 3/6/1979 Sayı: 16655<br />
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 18 Sayfa: 150<br />
<br />
I. BÖLÜM<br />
Genel Hükümler<br />
Amaç:<br />
<br />
Madde 1 - Tedavi, teşhis ve bilimsel amaçlarla organ ve doku alınması,sak-<br />
lanması, aşılanması ve nakli bu kanun hükümlerine tabidir.<br />
Kapsam:<br />
<br />
Madde 2 - Bu Kanunda sözü edilen organ ve doku deyiminden, insan organizma-<br />
sını oluşturan her türlü organ ve doku ile bunların parçaları anlaşılır.<br />
Oto - grefler, saç ve deri alınması, aşılanması ve nakli ile kan transfüzyo-<br />
nu bu kanun hükümlerine tabi olmayıp, yürürlükte bulunan sağlık yasaları, tüzük-<br />
leri, yönetmelikleri ve tıbbi deontoloji kuralları çerçevesinde gerçekleştiri-<br />
lir.<br />
<br />
Madde 3 - Bir bedel veya başkaca çıkar karşılığı, organ ve doku alınması ve<br />
satılması yasaktır.<br />
<br />
Madde 4 - Bilimsel, istatistiki ve haber niteliğindeki bilgi dağıtımı halle-<br />
ri ayrık olmak üzere, organ ve doku alınması ve verilmesine ilişkin her türlü<br />
reklam yasaktır.<br />
II. BÖLÜM<br />
Yaşayan Kişilerden Organ ve Doku Alınması<br />
Yaş ve nitelik:<br />
<br />
Madde 5 - Onsekiz yaşını doldurmamış ve mümeyyiz olmayan kişilerden organ ve<br />
doku alınması yasaktır.<br />
Muvafakat:<br />
<br />
Madde 6 - Onsekiz yaşını doldurmuş ve mümeyyiz olan bir kişiden organ ve do-<br />
ku alınabilmesi için vericinin en az iki tanık huzurunda açık, bilinçli ve te-<br />
sirden uzak olarak önceden verilmiş yazılı ve imzalı veya en az iki tanık önünde<br />
sözlü olarak beyan edip imzaladığı tutanağın bir hekim tarafından onaylanması<br />
zorunludur.<br />
<br />
KANUNLAR, ŞUBAT 1989 (EK - 3)<br />
<br />
<br />
<br />
Bilgi verme ve araştırma yükümlülüğü:<br />
<br />
Madde 7 - Organ ve doku alacak hekimler:<br />
a) Vericiye, uygun bir biçimde ve ayrıntıda organ ve doku alınmasının yara-<br />
tabileceği tehlikeler ile, bunun tıbbi, psikolojik, ailevi ve sosyal sonuçları<br />
hakkında bilgi vermek;<br />
b) Organ ve doku verenin, alıcıya sağlayacağı yararlar hakkında vericiyi ay-<br />
dınlatmak;<br />
c) Akli ve ruhi durumu itibariyle kendiliğinden karar verebilecek durumda<br />
olmayan kişilerin vermek istedikleri organ ve dokuları almayı reddetmek;<br />
d) Vericinin evli olması halinde birlikte yaşadığı eşinin, vericinin organ<br />
ve doku verme kararından haberi olup olmadığını araştırıp öğrenmek ve öğrendiği-<br />
ni bir tutanakla tespit etmek;<br />
e) Bedel veya başkaca çıkar karşılığı veya insancıl amaca uymayan bir düşün-<br />
ce ile verilmek istenen organ ve dokuların alınmasını reddetmek;<br />
f) Kan veya sıhri hısımlık veya yakın kişisel ilişkilerin mevcut olduğu du-<br />
rumlar ayrık olmak üzere, alıcının ve vericinin isimlerini açıklamamak;<br />
Zorundadırlar.<br />
<br />
Alınamayacak organ ve dokular:<br />
<br />
Madde 8 - Vericinin yaşamını mutlak surette sona erdirecek veya tehlikeye<br />
sokacak olan organ ve dokuların alınması, yasaktır.<br />
<br />
Tahlil ve inceleme yapma zorunluluğu:<br />
<br />
Madde 9 - Organ ve doku alınması, aşılanması ve naklinden önce verici ve<br />
alıcının yaşamı ve sağlığı için söz konusu olabilecek tehlikeleri azaltmak ama-<br />
cıyla gerekli tıbbi inceleme ve tahlillerin yapılması ve sonucunun bir olurlu-<br />
luk raporu ile saptanması zorunludur.<br />
<br />
Organ ve doku almaya, saklamaya, aşılamaya ve nakline yetkili sağlık kurum-<br />
ları:<br />
<br />
Madde 10- Organ ve doku alınması, saklanması, aşılanması ve naklinin, bu iş-<br />
ler için gerekli uzman personele, araç ve gerece sahip sağlık kurumlarınca ya-<br />
pılması zorunludur.<br />
<br />
III. BÖLÜM<br />
Ölüden Organ ve Doku Alınması<br />
<br />
Ölüm halinin saptanması:<br />
<br />
Madde 11 - Bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak tıbbi ölüm hali, bilimin<br />
ülkede ulaştığı düzeydeki kuralları ve yöntemleri uygulanmak suretiyle, biri<br />
kardiolog, biri nörolog, biri nöroşirürjiyen ve biri de anesteziyolji ve reani-<br />
masyon uzmanından oluşan 4 kişilik hekimler kurulunca oy birliği ile saptanır.<br />
<br />
Hekimlere ilişkin yasak işlemler:<br />
<br />
Madde 12 - Alıcının müdavi hekimi ile organ ve doku alınması, saklanması,<br />
aşılanması ve naklini gerçekleştirecek olan hekimlerin, ölüm halini saptayacak<br />
olan hekimler kurulunda yer almaları yasaktır.<br />
<br />
Tutanak düzenleme:<br />
<br />
Madde 13 - 11 inci maddeye göre ölüm halini saptayan hekimlerin ölüm tarihi-<br />
ni, saatini ve ölüm halinin nasıl saptandığını gösteren ve imzalarını taşıyan<br />
bir<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
tutanak düzenleyip organ ve dokunun alındığı sağlık kurumuna vermek zorundadır-<br />
lar. Bu tutanak ve ekleri ilgili sağlık kurumunda on yıl süre ile saklanır.<br />
<br />
Ölüden organ ve doku alma koşulu ve cesetlerin bilimsel araştırma için muha-<br />
fazası: (1)<br />
<br />
Madde 14 - Bir kimse sağlığında vücudunun tamamını veya organ ve dokularını,<br />
tedavi, teşhis ve bilimsel amaçlar için bıraktığını resmi veya yazılı bir vasi-<br />
yetle belirtmemiş veya bu konudaki isteğini iki tanık huzurunda açıklamamış ise<br />
sırasıyla ölüm anında yanında bulunan eşi, reşit çocukları, ana veya babası veya<br />
kardeşlerinden birisinin; bunlar yoksa yanında bulunan herhangi bir yakınının<br />
muvafakatiyle ölüden organ veya doku alınabilir.<br />
Aksine bir vasiyet veya beyan yoksa, kornea gibi ceset üzerinde bir değişik-<br />
lik yapmayan dokular alınabilir.<br />
Ölü, sağlığında kendisinden ölümünden sonra organ veya doku alınmasına karşı<br />
olduğunu belirtmişse organ ve doku alınamaz.<br />
<br />
(Değişik: 21/1/1982 - 2594/1 md.) Kaza veya doğal afetler sonucu vücudunun<br />
uğradığı ağır harabiyet nedeniyle yaşamı sona ermiş olan bir kişinin yanında yu-<br />
karıda sayılan kimseleri yoksa, sağlam doku ve organları, tıbbi ölüm halinin<br />
alınacak organlara bağlı olmadığı 11 inci maddede belirlenen hekimler kurulunun<br />
raporuyla belgelenmek kaydıyla, yaşamı organ ve doku nakline bağlı olan kişilere<br />
ve naklinde ivedilik ve tıbbi zorunluluk bulunan durumlarda vasiyet ve rıza<br />
aranmaksızın organ ve doku nakli yapılabilir. Bu hallerde, adli otopsi, bu iş-<br />
lemler tamamlandıktan sonra yapılır ve hekimler kurulunun raporu adli muayene ve<br />
otopsi tutanağına geçirilir ve evrakına eklenir.<br />
<br />
(Ek: 21/1/1982 - 2594/1 md.) Ayrıca vücudunu ölümden sonra inceleme ve araş-<br />
tırma faaliyetlerinde faydalanılmak üzere vasiyet edenlerle yataklı tedavi ku-<br />
rumlarında ölen veya bunların morglarına getirilen ve kimsenin sahip çıkmadığı<br />
ve adli kovuşturma ile ilgisi olmayan cesetler aksine bir vesiyet olmadığı tak-<br />
dirde 6 aya kadar muhafaza edilmek ve bilimsel araştırma için kullanılmak üzere<br />
ilgili yüksek öğretim kurumlarına verilebilirler. Bu cesetlerin defin hususu da-<br />
hil tabi olacakları işlemler Adalet, İçişleri, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlık-<br />
larınca bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren 3 ay içinde çıkarılacak yönetme-<br />
likle belirlenir.<br />
IV. BÖLÜM<br />
Ceza Hükümleri<br />
<br />
Yasak eylemler:<br />
<br />
Madde 15 - Bu Kanuna aykırı şekilde organ ve doku alan, saklayan, aşılayan<br />
ve nakledenlerle bunların alım ve satımını yapanlar, alım ve satımına aracılık<br />
edenler veya bunun komisyonculuğunu yapanlar hakkında, fiil daha ağır bir cezayı<br />
gerektirmediği takdirde iki yıldan dört yıla kadar hapis ve 50.000 liradan<br />
100.000 liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur.<br />
<br />
<br />
Madde 16 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.<br />
<br />
<br />
Madde 17 - Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.<br />
---------------------------<br />
(1) 21/1/1982 tarih ve 2594 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değiştirilen madde<br />
başlığı metindeki yerine işlenmiştir.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Flatcast temasi-1]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4785.html</link>
			<pubDate>Sun, 26 Oct 2008 20:04:25 +0200</pubDate>
			<dc:creator>DeLiKuRt</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4785.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://img519.imageshack.us/img519/16/bygladiatrjy3.jpg" border="0" alt="[Resim: bygladiatrjy3.jpg&#93;" /><br />
<a href="http://uploaded.to/?id=ckosui" target="_blank"><span style="font-size: large;"><span style="color: #0000CD;"><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">İndirmek için Tıklayınız</span></div></span></span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://img519.imageshack.us/img519/16/bygladiatrjy3.jpg" border="0" alt="[Resim: bygladiatrjy3.jpg]" /><br />
<a href="http://uploaded.to/?id=ckosui" target="_blank"><span style="font-size: large;"><span style="color: #0000CD;"><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">İndirmek için Tıklayınız</span></div></span></span></a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BiTTi AYRILDIK diyaloglari]]></title>
			<link>http://www.emsalsiz.biz/thread-4784.html</link>
			<pubDate>Fri, 24 Oct 2008 01:24:01 +0300</pubDate>
			<dc:creator>baskentli</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.emsalsiz.biz/thread-4784.html</guid>
			<description><![CDATA[[/b&#93;[b&#93;ayrılık anında karşındakini kırmamak için maksimum çaba gösterdiğiniz ancak ilişkinin de bir an önce bitmesini istediğiniz için geçen her saniede iycene daraldıınız dialoglardır. o anda ilişkiyi bir an önce bitirmek adına türlü yalanlar sarfedersiniz , o anda her iki taraf da bilir ki tüm bu söylenenler olay bir an önce bitsin diyedir ve olay sonunda mutlaka bir taraf gecici olarak üzülecektir. <br />
<br />
<br />
- sorun ben miyim? <br />
- hayir kesinlikle sen degilsin. <br />
- sorun ne o zaman. <br />
- biraz yalniz kalmam dusunmem lazim. <br />
- ara mi veriyoruz. <br />
- sana beni bekle diyemem <br />
- neden ama neden. <br />
- ben farkli seyler yasamak istiyorum <br />
- birlikte de yasayabilirdik o farkli seyleri <br />
- hayir anlamiyorsun sen evlenilecek cinsten bir kizsin. seninle keşke daha geç tanissaydim <br />
kusturuncaya kadar gider bu. <br />
en iyisi sms yoluyla ayrilmaktir aslinda. <br />
<br />
<br />
- bu ilişki bana gore degil, sevgini hissetmiyorum, hatta bunu bilmiyorum da. eskinin seni degilsin artık, değiştin.. <br />
-aslında ben de seni artık sevmiyorum. belki de hiç sevmedim, kendime ve sana durust olmam lazım, kalbimi carptırmıyosun, sırf surdurmus olmak için devam edemem ben bu yola. meali ben baska birinden hoslanıyorum <br />
- eyvallah <br />
<br />
<br />
-eee.burdan nereye gidiyoruz? <br />
-hiçbi yere. <br />
-bundan sonra iyi olur belki. <br />
-hayır olmaz. <br />
-bi sigara daha içseydin <br />
-gitmem lazım. <br />
-peki. <br />
<br />
<br />
-kadin: bu ilişki burada biter <br />
-erke: burada biten ilişki değil yavrum...saptamalar, analizler, yorumlar, kritikler, tanımlar, sevda sözleri, şarkılar, filmler, kitaplar, dergiler, sevişme pozisyonları <br />
<br />
-kadin: adiyos amigos.. ben gidiyos <br />
-erkek: lütfen gitme aysel, kültürel açıdan ben yıkılırım, gidersen.. ben sana anlatmak için okuyorum, dinliyorum, seyrediyorum tek tirajım sensin <br />
-erkek: dünya hızla ısınıyor, ormanlar yok oluyor, toprak verimsiz, insanlar duyarsız, gelecek kaos ... <br />
-kadin: açık konuş, ayrılmak mı niyetin ? <br />
<br />
-kadin: başka yatak odalarında hayat var mıdır ? <br />
-erkek: ????? <br />
<br />
<br />
-kaktusun hep senin icin cicek acacak balkabagi tatlim benim..sana deli gibi asigim.. <br />
-cok mutluyum ben de seninle oldugum icin..ama bi bakis yakaladim yuzunde..farkli bisi bu..ayrilmak mi istiyorsun.. <br />
-evet!!bunu ifade etmek zor..nasi anlaticam bilmiyorum..hatta anlaticak bisi de yok..ben de bilmiyorum.. <br />
-anlatma zaten..temde jartiyer giymis bi fil ancak sasirtirdi beni.. <br />
<br />
<br />
-...bitti sana olan tutkumu kaybettim..telefonda konusmayalim..yuzyuze konusmamiz lazim... <br />
-neyi konusucaz ..konusmayalim..hersey birbirinin tekrari nasilsa..farkli ne soyleyebilirsin ki..dramatize etmek anlamsiz..ben sonu cok onceden anlamis , baskasini bulmustum bile.... <br />
<br />
<br />
-bana bunu yaptın, bunu yaptın, sunu ve sunu da yaptın, sunu sunu da yapmasaydın kalırdım, ama sunun ve sunun ustune bı de sunu yaptın, yanı artık bıttı bu is! <br />
-simdi ne yapmam lazim? <br />
-bisi yapma artık bitti bu is <br />
-niye ama bisi yapmam lazım olmaz rahat etmez icim <br />
-! <br />
<br />
-cok muhalifet tavırların dayanılmaz bisi bu <br />
-cok muhalif diilim ben <br />
-her seye itiraz ediyosun ama sen <br />
-her seye itiraz ediyo diilim <br />
-ediyosun neyse uzatmayalım bitsin bu is <br />
-etmiyorum, uzasın, uzatalım bitmicek bu is <br />
-ulan ıtıraz edıyosun iste gene (ayrılamıyoruz yıllardır) <br />
-etmiyorum dedim ya <br />
-peki etmiyosun(modern mantık okumustuk lan lısede bu boyle olmucak ders kıtapları catıdaydı galıba bı formul vardır buna uygun) <br />
<br />
<br />
-bak seni seviyorum sana tapıyorum hayatımın kadınısın sen elın guzel ayagın aksın gozun.... bıtanemsın sen ebnım ama yıllar yıprattı belkı rıca edıyorum cekirdek yemene sınır oluyorum, dayanmıyorum sıfırlanıyosun gozumde <br />
-cit cit citcit cit cit (sevgiye bak sevgiye) <br />
-yapma bıllurum bı tanem yapma delırtme benı <br />
-cit cit citcitcitcit cit cit cit cit citcit(hah delirecek birazdan) <br />
-defoooool gıttttttttttt cehenneeme kadaaaaaaaaaaarrrrr mesafennn var bıletın teek yoooooooooon! <br />
-cit cit cittcittciitciittciit cittciiitciiiit(ulan sevgı annayısına tukurdugunm erkek yıllardır delı olcagına mors alfabesı ogrenseydın ya) <br />
<br />
<br />
-bak anlamaya calis sen benim ideallerim icin bi engelsin. ve ben engelli kosu atletı degılım <br />
-yani? <br />
-yani... sen engelsin ben atlet degilim <br />
<br />
<br />
-bittin sen bittin <br />
-ne yani sen de pireydin mi demek gerekiyo acıtmak adına biraz yaratıcı ol selami ayh <br />
<br />
<br />
-uzgunum <br />
-ben daha cok uzgunum <br />
(enteresan olan bu dıyalogun ayrılık dıyalogu olmasıdır uzgunsen nıye kardesım kım yalan soyluyo yanı, kım somuru yapıyo bellı bıle dııl) <br />
<br />
<br />
-huzurlu musun simdi? <br />
-huzur arayan sendin... ben baska bisey arıyodum sanırım <br />
<br />
<br />
- of necati gene darmadaginik bu ev biraz toplasan ortaligi... <br />
- daginik dedigin salonda icinde iki izmarit bulunan bir kulluk, bos bir kahvefincani bir de mont var... <br />
- ya birak simdi cop ev oldu burasi.. miskin miskin oturuyorsun orda nasil kalabiliyorum senle burda anlamiyorum vallahi... <br />
- ..... <br />
- bisey soylesen diyorum... <br />
- cikarken anahtarlari portmantonun uzerine birak... <br />
<br />
<br />
- neden ayrilmak istiyorsun askim neden neden ? <br />
- cunku askimiz oldu, sevgimiz bitti, hicbir anlami yok artik iliskimizin.. <br />
- neden ama neden anlayamiyorum? <br />
- senden ayrildigimda hayatimdan alti sifir atmis olacagim, anliyor musun? <br />
- ........... <br />
- ........... <br />
- sanirim artik susmaliyiz.. <br />
- ben coktan sustum.. <br />
<br />
<br />
-sana bişi diycem canım <br />
-efendim <br />
-nasıl söylesem bilmiyorum. <br />
-dinliyorum bebeğim <br />
-canım,ben sana layık değilim.sen çok iyisin ,daha iyilerine layıksın.ben seni çok üzüyorum. <br />
-??? <br />
-niye konuşmuyosun canım? <br />
-???? <br />
-sana hayatta başarılar. <br />
-??? <br />
<br />
<br />
- yanımda kal desem, her gün mutsuzsun, huzursuzsun, git desem ben... <br />
+ kimbilir belki anlıyacaklar bizi, biraz zaman geçsin herkes bi yatışsın.. <br />
- yorgunum çok hayattan... <br />
+ hayat kırıklığı diyorum ben buna... <br />
- ruhum sıkışıyor.. <br />
+ ben senin yanına bırakıyorum ruhumu ona iyi bak. <br />
- sensiz buralar çok sessiz, çok anlamsız olacak.. <br />
+ mecburum buna biliyorsun şimdi gitmem gerek.. <br />
- peki.. <br />
+ ... <br />
- ... <br />
<br />
<br />
- benden ayrılmak mı istiyorsun? <br />
- ben senden bir hafta önce ayrıldım. ama sen 10 gündür beni aramadığın için bunu yeni öğreniyorsun. <br />
<br />
<br />
- başkası mı var? <br />
- hayır başkasının hayali var <br />
<br />
- benim seni senin istedigin gibi sevememem ve senin beni benim istedigim gibi sevmemen galiba birbirimizi artik sevmedigimiz anlamina geliyor....! <br />
- hönk ....?! <br />
<br />
<br />
- uzgunum, gorusuruz.. <br />
- sanmam. <br />
<br />
<br />
- beni neden karanlıkta bırakıyorsun? <br />
- çünkü seni karanlıkta bulmuştum. <br />
<br />
<br />
- tamam <br />
+ne tamam??? <br />
-git zaten bunu istiyorsun biliyorum <br />
+nereye gideyim? <br />
-ne zamandır gözümün önünde flört ettiğin kişinin yanına git <br />
+yanlış anlamışsın hiç bir şey yok onunla aramızda <br />
-önemli değil gerçekten gidebilirsin sana doğum günüde verebileceğim en güzel hediye bu benden kurtuldun artık... <br />
+........ <br />
<br />
<br />
-ayrılalım erbüzük...olmuyo falan yane... <br />
-hmm.....diyo sun sevdiceğim.demek öyle.. <br />
-............ <br />
-............ <br />
-ne düşünüyorsun? <br />
-brian boitano diyorum..acaba burda o olsaydı, ne yapar idi? <br />
<br />
<br />
- görüşürüz <br />
- .... <br />
- byeeee <br />
- .... <br />
- ....? <br />
- .... <br />
- ...? <br />
- ... <br />
- ..? <br />
- .. <br />
- .? <br />
- . <br />
- ? <br />
- <br />
<br />
ne kadar seviyeli olsa da bu diyaloglar, illa iki tarafin da birbirine laf sokmasiyla sonuclanir. umarim hep mutlu olursun dendiginde bile insallah mutlu olamazsin ifadesi vardir <br />
<br />
<br />
<br />
bence en temiz olani f.u.c.k offfffffff diyip bitirceksin hatta elinde imkanin varsa bide ustune kusacakisnnn <br />
<br />
<br />
sonucta bitmistir hayat devam ediooo seni unutmiycam laflari filan bostur yeni bir ask her seyi unuturur <br />
<br />
<br />
yilmaz erdoganin siirden bir satirla bitireyim <br />
<br />
-bende sana yetecek kadar ben kalmadı..<br />
<img src="http://www.emsalsiz.biz/images/smilies/ifd (19).gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="(19).gif" title="(19).gif" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[/b][b]ayrılık anında karşındakini kırmamak için maksimum çaba gösterdiğiniz ancak ilişkinin de bir an önce bitmesini istediğiniz için geçen her saniede iycene daraldıınız dialoglardır. o anda ilişkiyi bir an önce bitirmek adına türlü yalanlar sarfedersiniz , o anda her iki taraf da bilir ki tüm bu söylenenler olay bir an önce bitsin diyedir ve olay sonunda mutlaka bir taraf gecici olarak üzülecektir. <br />
<br />
<br />
- sorun ben miyim? <br />
- hayir kesinlikle sen degilsin. <br />
- sorun ne o zaman. <br />
- biraz yalniz kalmam dusunmem lazim. <br />
- ara mi veriyoruz. <br />
- sana beni bekle diyemem <br />
- neden ama neden. <br />
- ben farkli seyler yasamak istiyorum <br />
- birlikte de yasayabilirdik o farkli seyleri <br />
- hayir anlamiyorsun sen evlenilecek cinsten bir kizsin. seninle keşke daha geç tanissaydim <br />
kusturuncaya kadar gider bu. <br />
en iyisi sms yoluyla ayrilmaktir aslinda. <br />
<br />
<br />
- bu ilişki bana gore degil, sevgini hissetmiyorum, hatta bunu bilmiyorum da. eskinin seni degilsin artık, değiştin.. <br />
-aslında ben de seni artık sevmiyorum. belki de hiç sevmedim, kendime ve sana durust olmam lazım, kalbimi carptırmıyosun, sırf surdurmus olmak için devam edemem ben bu yola. meali ben baska birinden hoslanıyorum <br />
- eyvallah <br />
<br />
<br />
-eee.burdan nereye gidiyoruz? <br />
-hiçbi yere. <br />
-bundan sonra iyi olur belki. <br />
-hayır olmaz. <br />
-bi sigara daha içseydin <br />
-gitmem lazım. <br />
-peki. <br />
<br />
<br />
-kadin: bu ilişki burada biter <br />
-erke: burada biten ilişki değil yavrum...saptamalar, analizler, yorumlar, kritikler, tanımlar, sevda sözleri, şarkılar, filmler, kitaplar, dergiler, sevişme pozisyonları <br />
<br />
-kadin: adiyos amigos.. ben gidiyos <br />
-erkek: lütfen gitme aysel, kültürel açıdan ben yıkılırım, gidersen.. ben sana anlatmak için okuyorum, dinliyorum, seyrediyorum tek tirajım sensin <br />
-erkek: dünya hızla ısınıyor, ormanlar yok oluyor, toprak verimsiz, insanlar duyarsız, gelecek kaos ... <br />
-kadin: açık konuş, ayrılmak mı niyetin ? <br />
<br />
-kadin: başka yatak odalarında hayat var mıdır ? <br />
-erkek: ????? <br />
<br />
<br />
-kaktusun hep senin icin cicek acacak balkabagi tatlim benim..sana deli gibi asigim.. <br />
-cok mutluyum ben de seninle oldugum icin..ama bi bakis yakaladim yuzunde..farkli bisi bu..ayrilmak mi istiyorsun.. <br />
-evet!!bunu ifade etmek zor..nasi anlaticam bilmiyorum..hatta anlaticak bisi de yok..ben de bilmiyorum.. <br />
-anlatma zaten..temde jartiyer giymis bi fil ancak sasirtirdi beni.. <br />
<br />
<br />
-...bitti sana olan tutkumu kaybettim..telefonda konusmayalim..yuzyuze konusmamiz lazim... <br />
-neyi konusucaz ..konusmayalim..hersey birbirinin tekrari nasilsa..farkli ne soyleyebilirsin ki..dramatize etmek anlamsiz..ben sonu cok onceden anlamis , baskasini bulmustum bile.... <br />
<br />
<br />
-bana bunu yaptın, bunu yaptın, sunu ve sunu da yaptın, sunu sunu da yapmasaydın kalırdım, ama sunun ve sunun ustune bı de sunu yaptın, yanı artık bıttı bu is! <br />
-simdi ne yapmam lazim? <br />
-bisi yapma artık bitti bu is <br />
-niye ama bisi yapmam lazım olmaz rahat etmez icim <br />
-! <br />
<br />
-cok muhalifet tavırların dayanılmaz bisi bu <br />
-cok muhalif diilim ben <br />
-her seye itiraz ediyosun ama sen <br />
-her seye itiraz ediyo diilim <br />
-ediyosun neyse uzatmayalım bitsin bu is <br />
-etmiyorum, uzasın, uzatalım bitmicek bu is <br />
-ulan ıtıraz edıyosun iste gene (ayrılamıyoruz yıllardır) <br />
-etmiyorum dedim ya <br />
-peki etmiyosun(modern mantık okumustuk lan lısede bu boyle olmucak ders kıtapları catıdaydı galıba bı formul vardır buna uygun) <br />
<br />
<br />
-bak seni seviyorum sana tapıyorum hayatımın kadınısın sen elın guzel ayagın aksın gozun.... bıtanemsın sen ebnım ama yıllar yıprattı belkı rıca edıyorum cekirdek yemene sınır oluyorum, dayanmıyorum sıfırlanıyosun gozumde <br />
-cit cit citcit cit cit (sevgiye bak sevgiye) <br />
-yapma bıllurum bı tanem yapma delırtme benı <br />
-cit cit citcitcitcit cit cit cit cit citcit(hah delirecek birazdan) <br />
-defoooool gıttttttttttt cehenneeme kadaaaaaaaaaaarrrrr mesafennn var bıletın teek yoooooooooon! <br />
-cit cit cittcittciitciittciit cittciiitciiiit(ulan sevgı annayısına tukurdugunm erkek yıllardır delı olcagına mors alfabesı ogrenseydın ya) <br />
<br />
<br />
-bak anlamaya calis sen benim ideallerim icin bi engelsin. ve ben engelli kosu atletı degılım <br />
-yani? <br />
-yani... sen engelsin ben atlet degilim <br />
<br />
<br />
-bittin sen bittin <br />
-ne yani sen de pireydin mi demek gerekiyo acıtmak adına biraz yaratıcı ol selami ayh <br />
<br />
<br />
-uzgunum <br />
-ben daha cok uzgunum <br />
(enteresan olan bu dıyalogun ayrılık dıyalogu olmasıdır uzgunsen nıye kardesım kım yalan soyluyo yanı, kım somuru yapıyo bellı bıle dııl) <br />
<br />
<br />
-huzurlu musun simdi? <br />
-huzur arayan sendin... ben baska bisey arıyodum sanırım <br />
<br />
<br />
- of necati gene darmadaginik bu ev biraz toplasan ortaligi... <br />
- daginik dedigin salonda icinde iki izmarit bulunan bir kulluk, bos bir kahvefincani bir de mont var... <br />
- ya birak simdi cop ev oldu burasi.. miskin miskin oturuyorsun orda nasil kalabiliyorum senle burda anlamiyorum vallahi... <br />
- ..... <br />
- bisey soylesen diyorum... <br />
- cikarken anahtarlari portmantonun uzerine birak... <br />
<br />
<br />
- neden ayrilmak istiyorsun askim neden neden ? <br />
- cunku askimiz oldu, sevgimiz bitti, hicbir anlami yok artik iliskimizin.. <br />
- neden ama neden anlayamiyorum? <br />
- senden ayrildigimda hayatimdan alti sifir atmis olacagim, anliyor musun? <br />
- ........... <br />
- ........... <br />
- sanirim artik susmaliyiz.. <br />
- ben coktan sustum.. <br />
<br />
<br />
-sana bişi diycem canım <br />
-efendim <br />
-nasıl söylesem bilmiyorum. <br />
-dinliyorum bebeğim <br />
-canım,ben sana layık değilim.sen çok iyisin ,daha iyilerine layıksın.ben seni çok üzüyorum. <br />
-??? <br />
-niye konuşmuyosun canım? <br />
-???? <br />
-sana hayatta başarılar. <br />
-??? <br />
<br />
<br />
- yanımda kal desem, her gün mutsuzsun, huzursuzsun, git desem ben... <br />
+ kimbilir belki anlıyacaklar bizi, biraz zaman geçsin herkes bi yatışsın.. <br />
- yorgunum çok hayattan... <br />
+ hayat kırıklığı diyorum ben buna... <br />
- ruhum sıkışıyor.. <br />
+ ben senin yanına bırakıyorum ruhumu ona iyi bak. <br />
- sensiz buralar çok sessiz, çok anlamsız olacak.. <br />
+ mecburum buna biliyorsun şimdi gitmem gerek.. <br />
- peki.. <br />
+ ... <br />
- ... <br />
<br />
<br />
- benden ayrılmak mı istiyorsun? <br />
- ben senden bir hafta önce ayrıldım. ama sen 10 gündür beni aramadığın için bunu yeni öğreniyorsun. <br />
<br />
<br />
- başkası mı var? <br />
- hayır başkasının hayali var <br />
<br />
- benim seni senin istedigin gibi sevememem ve senin beni benim istedigim gibi sevmemen galiba birbirimizi artik sevmedigimiz anlamina geliyor....! <br />
- hönk ....?! <br />
<br />
<br />
- uzgunum, gorusuruz.. <br />
- sanmam. <br />
<br />
<br />
- beni neden karanlıkta bırakıyorsun? <br />
- çünkü seni karanlıkta bulmuştum. <br />
<br />
<br />
- tamam <br />
+ne tamam??? <br />
-git zaten bunu istiyorsun biliyorum <br />
+nereye gideyim? <br />
-ne zamandır gözümün önünde flört ettiğin kişinin yanına git <br />
+yanlış anlamışsın hiç bir şey yok onunla aramızda <br />
-önemli değil gerçekten gidebilirsin sana doğum günüde verebileceğim en güzel hediye bu benden kurtuldun artık... <br />
+........ <br />
<br />
<br />
-ayrılalım erbüzük...olmuyo falan yane... <br />
-hmm.....diyo sun sevdiceğim.demek öyle.. <br />
-............ <br />
-............ <br />
-ne düşünüyorsun? <br />
-brian boitano diyorum..acaba burda o olsaydı, ne yapar idi? <br />
<br />
<br />
- görüşürüz <br />
- .... <br />
- byeeee <br />
- .... <br />
- ....? <br />
- .... <br />
- ...? <br />
- ... <br />
- ..? <br />
- .. <br />
- .? <br />
- . <br />
- ? <br />
- <br />
<br />
ne kadar seviyeli olsa da bu diyaloglar, illa iki tarafin da birbirine laf sokmasiyla sonuclanir. umarim hep mutlu olursun dendiginde bile insallah mutlu olamazsin ifadesi vardir <br />
<br />
<br />
<br />
bence en temiz olani f.u.c.k offfffffff diyip bitirceksin hatta elinde imkanin varsa bide ustune kusacakisnnn <br />
<br />
<br />
sonucta bitmistir hayat devam ediooo seni unutmiycam laflari filan bostur yeni bir ask her seyi unuturur <br />
<br />
<br />
yilmaz erdoganin siirden bir satirla bitireyim <br />
<br />
-bende sana yetecek kadar ben kalmadı..<br />
<img src="http://www.emsalsiz.biz/images/smilies/ifd (19).gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="(19).gif" title="(19).gif" />]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>